28 Temmuz 2009 Salı

Ben Afrika'dayken ...




Zaten zayıf olan altyapısıyla gerek mobil telefonlarda gerek de internet hızı ve devamlılığında pek de tatmin edici olmayan Etiyopya'nın başkenti AddisAbaba'da , bir de Hilton oteller zincirinin '' gelenekselleştirdiği '' , '' fahiş fiyata internet '' furyasına tutulunca haliyle 1-2 günlüğüne gündemden de uzak kalmış bulunduk. Hilton'un gerek yurtiçinde gerek yurtdışında tüm otellerinde uyguladığı bu yüksek ücretli internet paketleri uygulamasını huzurlarınızda bir kez daha buradan da eleştireceğim. Kaçıncı yüzyılda yaşıyoruz yahu !


Her neyse , bakınız efendim ben Afrika'dayken neler olmuş :


- Twitter'ında yayınladığı mesajla yeni bir takıma gideceğinin sinyallerini veren Drew Gooden'ın yeni adresi Dallas Mavericks olmuş. Mavericks Bass'ı Magic'e kaptırışının ardından Gortat'ı almaya durmuş ancak aynı Magic'in Gortat'ı elinde tutmasıyla boyalı alanda '' eksiye '' düşmüştü. Bu açığı son sezonu Spurs'te tamamlayan Drew Gooden'a neredeyse MLE'nin tamamını vererek kapatmışlar. Gortat'a alternatif gibi oldu biraz ancak Gortat'la çok farklı özellikler gösteren bir oyuncu Gooden. Kidd-Howard-Dirk-Marion dörtlüsüne bir de Terry'i de skorer isim olarak katarsak herhalde Gooden'a eskisi gibi sıra gelmeyecektir sayı atma konusunda. Ancak yine de şu piyasada , en azından Gortat'ı ve Bass'ı elinizden kaçırdığınız bir ortamda fena tercih değil. Mavericks'e biraz tuzlu gelebilir , ancak neticede bu 1 yıllık bir sözleşme. Dolayısıyla Gooden ortalığın birbirine gireceği 2010 yazından yeniden serbest kalacak. Kontratının son yılındaki oyuncular genelde coşarlar , hele ki 2010 öncesiyse görün siz curcunayı. Gooden bir şekilde bu tatlı kontratın devamını alabilmek adına tırmalayacaktır , katkısı olur diye düşünüyorum.


- Aynı Mavericks Tim Thomas'la görüşüyor.


- Chandler'ı yeniden vitrine koyan Hornets , bu oyuncuyu vererek Emeka Okafor'u almayı planlıyor. Bence bomba bir hamle olur , Bobcats'e direk kazık olur yani. Okafor lige adım attığı 2002 yılında D.Howard'la kıyaslanıyordu ve hangisinin daha iyi olduğuna en büyük otoriteler bile güçlükle karar verebiliyorlardı. Zaten Howard 1. sırada , Okafor da 2. sırada seçildi. Demem o ki o zamanlar NCAAB'nin en iyi iki uzunu konumundaydılar ve her ikisi için de içinde bulunduğumuz şu tarihlerde en az 22-11 gibi istatistikler bekleniyordu. Howard bu beklentileri fazlasıyla karşıladı ancak Okafor bir türlü beklenen patlamayı yapamadı. Geçen sezonu 13-10'luk ortalamalarla kapatan Okafor'u karlı bir biçimde elden çıkarmak akıllıca gözükebilir ama Chandler'la kafa kafaya değiştirilecek kadar düştü mü burası tartışılır. Belki bu zamana kadar pek de bir şey veremeyen Okafor'un bu saatten sonra ( en azından Bobcats'te olduğu sürece ) beklentileri aşması zor ancak bu onun temelindeki potansiyelden tamamıyla soyutlandığı anlamına gelmiyor. Bu potansiyel de Chandler'ınkinden büyük. Bilmem anlatabildim mi ?


- Memphis Grizzlies de beklentilerinin karşılığını alamadığı uzunu Hakeem Warrick'i serbest bıraktı. Knicks alsın derim. Statik hücum sisteminde tüm atletikliğine rağmen fiziken zayıf ve haliyle etkisiz kalan Warrick , hızlı hücum yapıp kolay skora giden takımlarda ( Run & Gun vesselam ... ) etkili olabilir. Savunması zaten yetersiz , e savunma yapmayıp bol bol atan ya da bu sistemle oynaması beklenen takım kim ? D'Antoni'nin takımı , Knicks !


- Rasho Nesterovic yeniden Raptors'lu oldu. Bu Colangelo da suyunu çıkardı ama. Tamam USA değil Kanada takımısın da bu kadar da Avrupa'lıya beyaza düşkünlük olmaz be kardeşim. Oldu olacak Chris Bosh'u da ver Pacers'a Murphy ve Hansbrough karşılığında tam olsun ! Calderon-Hedo-Bargnani-Rasho. Sizce NBA için biraz yumuşak değil mi bu dörtlü ? Ya da şöyle söyleyeyim , rakibiniz Lakers ve velev ki adamların damarına bastınız , hırs yaptılar , deliler gibi savunuyorlar. Ön alanda Kobe-Artest , arka alanda Bynum-Odom. Sizce kaç dakika sayı atamaz Raps ?



2 yorum:

çekilmezlikabidesi dedi ki...
Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.
# 21 dedi ki...

Arkadaşım küfür kullanma yorumlarında. Çok gezen çok bilir mi bilemem ama nereden ne tür bir beklenti besleyeceğimi ben gayet iyi bilirim.

Benim şikayetim Afrika'daki durumdan değil , Paris'tekinden tut da Kayseri'dekine kadar tüm Hilton'larda aynı saçmalığın var olmasından ötürüydü.

Okumadan etmeden , sırf eleştirip laf sokuşturmak için konuşuyorsunuz.

Hayır beni sevmiyorsan etmiyorsan , laf sokmaya yer aradığın bir adamsam , ne işin var blogumda , niye okuyorsun neyin peşindesin anlamadım ki ?

Esas sana ah şu Çılgın Türkler !