31 Aralık 2009 Perşembe

Bu akşam NTVSporRadyo'dayım



Yılın ilk günü , yani 1 Ocak 2010 akşamı , Istanbul'da 87.7 frekansıyla yayın yapan NTV Spor Radyo'daki '' NBA Kuponu '' programına konuk olarak katılacağım. Maçları yorumlayacağız falan , daha önce telefonla yaptığımız bağlantıları dinleyenleriniz olmuştur belki , onun gibi işte.
Hoş bir tecrübe olacak benim için , açıkçası ifade gücüme inandığım için bu tip Radyo-TV olaylarını hem iyi kıvırıyorum , hem de büyük keyif alıyorum. Gelen tepkiler de gayet pozitif.
Bakalım bakalım ...
Blog ahalisi olarak sizler de dinleyip görüş belirtirseniz sevinirim.
87.7 frekansından ( sadece Istanbul ) akşam 20.00 itibarıyle dinleyebilirsiniz.
Ya da NTVSporradyo'nun kendi sitesindeki canlı yayın seçeneğinden de programı online olarak dinleyebilirsiniz.

Mutlu yıllar Türkiye !

2010'un hepimize sağlık , mutluluk , huzur , başarı ve bereket getirmesi dileğiyle.

Yeni yıl sürprizi !



21Numara.org , iftiharla sunacak !
Yükselen yıldızımız Doğuş BALBAY'la öyle keyifli , söyleşi tadında öyle tatlı bir röportaj yapmışız ki sormayın.
Son rötuşları yapıyorum , nasipse 1-2 güne yayında olur.
Takipte kalın.

30 Aralık 2009 Çarşamba

2009'dan unutulmaz anlar ( Mix )

NBA.Com'un hazırladığı süper bir mix. 2009'a veda ederken , 2009'dan iz bırakan süper anlara doğru şöyle bir uzanıyoruz.

Herkese mutlu yıllar.

26 Aralık 2009 Cumartesi

Kurtlar Vadisi NBA


Bugün Hürriyet gazetesinin konuyla ilgili attığı başlık hoşuma gitti , baya güldüm. Dar vakitte simgelendirdim hemen :)

KURTLAR VADİSİ NBA

Ha mevzu ne derseniz , Gilbert Arenas'ın Verizon Center'daki kendisine ait dolapta boş silah bulundurmasının ortaya çıkması ve Agent Zero'nun ceza alması.

Delonte West ne alaka diyenlere de West'in bu sezon başında sırtında bir çift pompalı tüfekle yakayı ele vermesini hatırlatalım.

Bence büyütüldüğü kadar da tuhaf değil bu olay. Şahsen ben de NBA'de oynayan bir Amerika'lı olsaydım , emin olun benim de en az 2-3 tane silahım olurdu. E tabi , bunda benim şahsi merakımın etkili olduğunu söyleyeyim , sonra her NBA oyuncusunda olmalı gibi anlaşılmasın. Burada yanlış olan silahları uygunsuz zamanlarda uygunsuz yerlerde bulunduruyor olmak. Hele ki Arenas gibi adidas'ın vitrin yüzü olabilmiş bir oyuncunun , kendisini ve ligi bu şekilde kötü bir haberle temsil etmesi pek yakışık almıyor. NBA'in vereceği ceza çok ağır olmayabilir , ama yarın öbürgün adidas çıkıp '' Kontratoyu fesh ediyorum ulan '' derse , o vakit boş bir silahın ne kadar vurucu olabildiğini görürüz.

24 Aralık 2009 Perşembe

Kobe Briant ?


Hatadan rant elde etmeye çalışanları pek sevmem ; o yüzden sıkıyor beni bu postu atmak. Ama şöyle de bir gerçek var ki bu ülkede basketbolu samimi olarak seviyor ve kaleme alıyorsak , bu değere de sahip çıkmak adına bu şeyi yapmamız icab eder.
Belki de bir çoğunuza göre çok basit bir şey , ama bence inanılmaz yakışıksız duruyor. Nitekim ben basketbolla uzaktan yakından alakamın olmadığı ortaokul günlerimde bile Kobe Bryant'ın Kobe Briant şeklinde yazılmadığını bilirdim.
Bugüne bugün dünya basketbol şampiyonasına ev sahipliği yapacaksak , dünyanın en büyük 3 oyuncusundan birinin adını resmi sitemizde doğru düzgün layıkıyle yazmamız gerekir.
Kobe Bryant'tır efendim o , Kobe'nin bir kaç farklı satırda ısrarla Briant diye neşredilmesi pek yakışıksız duruyor o muazzam dizayn edilmiş resmi sitemizde.
Yapanların ellerine sağlık , şampiyonaya yakışır bir site olmuş. Bu ve varsa bunun gibi hatalar da düzeltilirse daha tatlı olacak.

Haftanın en iyileri ( 12-19 Aralık '09 )

Arkanıza yaslanın , rahatlayın ve izleyin. Görsel şölen başlıyor ...


12 Aralık top 10


13 Aralık TOP 5



14 Aralık Top 10



15 Aralık Top 10


16 Aralık Top 10



17 Aralık Top 5



18 Aralık Top 10



19 Aralık Top 10

Rose pek şık


İlahi Rose , bu nasıl bir zevktir yahu ? Ben diyeyim İsmail YK , siz deyin Çiçek Abbas :)

Aaaah Ahhh ... ( Neşeli günler )




Harris bu şekilde iç geçiriyor olmalı bu günlerde. Dün gece Wolves'a da içeride kaybederek 2-27 oldular. Çocukluğunu özlüyor mudur bilemem , ancak şu ikinci resimdeki anı özlüyor olsa gerek Bence geçen sezonun en iyi buzzer-beater'ıydı , canlı izliyordum dakikalarca inanamıştım. Keza Harris ve Iguodala da öyle.


Haftanın smacı







Tek geçerim.

Haftalık bülten ( 12 - 19 Aralık '09 )



Geçtiğimiz hafta yine basketbol ve NBA namına önemli gelişmeler yaşandı ; kısa kısa haftalık bültenimiz başlıyor.

2010 geliyor !

2010 Basketbol şampiyonasının heyecanı 2010'a yaklaştığımız şu günlerde iyice sarmaya başladı. Geçtiğimiz hafta içerisinde malum iş seyahatlerinden birinden dönüşümde Atatürk havalimanının dış hatlar kısmında karşılaşıp bir kaç saniyeliğine duraksadığım afişleri hala varsa görmeyenler eminim şimdi aynı heyecana kapılacaklardır. Özellikle Kobe'li olanı görünce bir kaç saniyeliğine hayattan koptum sanki.






Hakikaten dev buluşma olacak.

Resmi sitede Kobe Bryant'a , Kobe Briant demeselermiş daha iyi olurmuş. Neyse dur , bunu ayrı bir post olarak gündeme alalım , belki dikkat çeker de düzeltilir.

Maskot van kedisi !

Aslında fena seçim değil. Hoş , güzel memleketimde maskot teşkil edebilecek o kadar çok güzellik var ki , hangisini seçsen bir diğerine yanarsın onu mu seçseydik diye. Resmi sitenin photos kısmını bir gezin derim , maskotumuz gerçekten oralara gitti mi yoksa bunlar photoshop nimetimi bilinmez ancak gayet sevimli görüntüler var.





Kendisi geçtiğimiz hafta içerisinde medyaya tanıtıldı. Gözlerinin rengine değinmeme gerek yok sanırım. Bundan hariç yakasındaki nazar boncuğu , şortundaki lale deseni ve başının hilal şeklinde olması gözlerden kaçmıyor. Daha cici bir şeyler olabilirdi , ama bu da gayet tatlı olmuş. Dizayn edenlerin ellerine sağlık.

Kuralar çekildi !

2010'la başladık , öyle devam edelim. Geçtiğimiz 10 günlük süreçte kuralar çekildi. Ankara grubunda yer alan milli takımımız için şanslı bir kura çekti demek mümkün. Gene de çok çekişmeli olacağı kesin özellikle Yunanistan maçı için şimdiden sabırsızlanıyorum.

Buyrun efendim ; gruplar :

A Grubu: Arjantin, Sırbistan, Avustralya, Almanya, Angola, Ürdün

B Grubu: ABD, Slovenya, Brezilya, Hırvatistan, İran, Tunus

C Grubu: Yunanistan, Türkiye, Porto Riko, Rusya, Çin, Fildişi Sahilleri

D Grubu: İspanya, Fransa, Kanada, Litvanya, Yeni Zelanda, Lübnan


Sixers geliyor !


Ne alaka ? demeyin. Geçtiğimiz haftaya kadar Sixers 13 seri mağlubiyetle ligin en dikkat çeken düşüşünün baş rol kahramanıydı. Warriors'a karşı şeytanın bacağını kırmayı başardılar. Üstüne üstlük Celtics'i de deplasmanda 98-97 yenerek belki de haftanın en büyük sürprizine imza attılar. Sixers toparlanıyor vesselam , bir haftada kayda değer değişim gözlemledim , kısaca değineyim istedim.

Geçen haftadan kısa kısa :

12 Aralık : Arenas'ın Triple Double günü ! 22 sayı 10 ribaund 11 assist , Pacers'ı yenmeleri için yeterli olmadı orası ayrı. Onun haricinde günün en keyifli maçı Bucks - Blazers maçıydı. Bucks iki uzatma sonunda gülen taraf oldu.

13 Aralık : Sıradan bir gün. Rudy Gay'in 41 sayı atarak Heat'i Florida'ya gömmesi dışında...

14 Aralık : Sixers'ın 13 mağlubiyetlik seriyi kırdığı gün. Bundan ziyade '' Rüyamda görsem inanmam '' denilesi bir şey oldu ve Jazz evinde Wolves'a , evet bildiğiniz TimberWolves'a 110-108 kaybetti. Valla !

15 Aralık : Kobe'nin kırık parmakla 42 sayı atıp Bulls'u deplasmanda ufaladığı gün.

16 Aralık : Aynı Lakers Bucks deplasmanına gitti , uzatmalarda 107-106 kazandılar. Ha , bunu niye yazıyorum ; kayda değer iki bireysel istatistiği var maçın. Lakers'da Gasol 26 sayı 22 ribaund yaptı. İşte bu yüzden Ersan'ın 24 sayılık kariyer rekoru performansı pek işe yaramadı.


17 Aralık : Blazers Suns'ı Rose Garden'da devirdi. Bayless'in çıkışı da bu maçla başladı. Genç oyun kurucu 29 sayı 4 assist 3 ribaundla zirvedeydi. Florida derbisini Heat 104-86 gibi ezici bir skorla kazanırken, bir diğer Doğu kapışmasında Bulls Knicks'i son çeyrekteki 29-17'lik performansıyla geçti.


18 Aralık : O enteresan Hawks - Jazz maçının olduğu gün. Hawks 96-83 kazandı , ilk yarı skoru 44-33 Hawks lehineydi. Şöyle söyleyeyim , Jazz ilk 3 çeyrek boyunca toplamda 51 sayı üretebildi. Son çeyreğe 51 sayıyla girdiler yani. Son çeyrekte Hawks ipleri salıp 32-15'lik skora izin vermeseydi her şey çok daha farklı olabilirdi. Bir diğer deplasman takımı Sixers ilk yarısını 11 sayı geride kapattığı maçı 98-97 kazandı. Ev sahibi kimdi bilin bakalım ? Teksas derbisini Houston uzatmalarda 116-108 kazandı. Dirk'le Landry'nin çarpıştığı , Landry'nin dişlerinin kırıldığı gün hani ...


19 Aralık : Pek bir şey yok , Spurs'ün son çeyrek zar zor 13 sayıdan gelip Pacers'ı 100-99 yenmesi dışında.

20 Aralık : Ne maçtı ama ! Carmelo 41 sayı attı ama o son çeyrek performansını izlemeliydiniz. Bu adam daha ne yapsın ! K-Mart - Birdman ve Nene , Randolph gibi bir adamın 32 sayı 24 ribaund yapmasına göz yumduğu sürece Jordan'ı da getirseniz fark etmezdi herhalde. Yok yok , abarttım herhalde biraz , pardon.

21 Aralık : İşte NBA Tarihine geçen bir gün ! Suns'ın ilk iç saha mağlubiyeti mi ? O değil yahu ! Tamam , evet buna ayrı bir başlık ayırmak gerekiyor.


Kings'ten tarihi geri dönüş !


21 Aralık gecesi NBA'de öyle bir maç oynandı ki , evlere şenlik ! Kings'in konuk olduğu Chicago Bulls maçın ortasında tam 35 sayı öndeydi. Sonra aynı Kings geriye kalan 20 dakikada öyle bir seri yaptı ki ne siz sorun ne de ben söyleyeyim. 58-19 , evet , 20 dakikada 58 sayı üretip 19 sayıya izin verdiler. Hem hücum , hem de savunma perspektifinde şapka çıkarılası bir şey bu. NBA tarihinin en muhteşem ikinci geri dönüşü olmuş , birinci sırada Jazz'ın Nuggets'a karşı yaptığı 36 sayılık geri dönüş var.

T-Mac döndü !




Battier'ın DeRozan'a sallayıp da tutturamadığı dirsek T-Mac'in işine yaradı. Ariza'nın cezası sebebiyle oynamadığı maçta çok az da olsa süren alan T-Mac sahalara 3 sayılık performansla geri dönüş yapmış bulundu. Aynı T-Mac bir kaç gün sonra 7 dakika süre aldığı maçta 10 sayı üretecekti. Her halinden belli oluyor , eskisi gibi olmadığı... Oysa bu yaz ne ağır çalışıp ne umutlar vaadetmişti eski sayı kralı. Evdeki hesap parkeye uymamış anlaşılan.

Blazers'a nazar değdi !
Fernandez , Outlaw , Pendergraph , Batum ... Sakat oyunculardan bazılarıydı. Hepsine eyvallah da , Oden'in sezonu kapatması ağır darbe olmuştu. Olsun , yıllar yılı Blazers'ın değişmez parçası canı ciğeri Pryzbilla'sı vardı. Evet vardı , artık yok. Diz kapağı kırılan oyuncu sezonu kapattı. Pivotsuz kalan Blazers'ın işi artık çok daha zor.





Haftanın kahramanı !




Jerryd Bayless olsa gerek. Yedirtmem dercesine oynadı genç oyun kurucu. Andre Miller'ın takası yeniden gündeme gelmişken , Steve Blake dahi muamma iken haliyle otomatikmen üstü çiziliyordu Bayless'in. O şimdi Blazers'a yeniden düşünme fırsatı veriyor. Suns'ı tek başına deviren oyuncu , dün gece Przybilla'sız çıktıkları maçta Spurs'ü yenen Blazers'ta yine 31 sayı 7 assistle baş rollerdeydi.

Olup biten bu işte , dikkatimi çeken takım detaylarına haftalık analizde değinmeye çalıştım. İşin bir de magazin boyutu var , o da birazdan...

22 Aralık 2009 Salı

Haftalık NBA Değerlendirmesi ( 12 - 21 Aralık '09 ) - 2



Molanın ardından Heat'le devam ediyorum. İşler pek de yolunda sayılmaz , yine de galibiyetlerinizin mağlubiyetlerinizden fazla olması güzel.

Martin hala dönmedi ve Kings inişli çıkışlı sezona Tyreke Evans mucizesiyle devam ediyor. Sezona 13-14'le devam ediyorlar ancak iç sahada durum 10-3. Hiç fena sayılmaz. Evans'ın yanısıra J-Thompson'un da 10 iç saha maçında double double yapmış olması hoş detay. Neyse geçelim hoşu beşi , bu adamlar dün bir NBA rekoruna ortak oldular. Bulls'la oynanan maçın son 20 dakikasının skoru : 58-19 ! Kings 35 sayı geride olduğu maçta öyle bir geri dönüş yaptı ki , rakamların bu denli konuştuğu bir sahnede söyleyecek kelime bulmakta zorlanıyorum. Karşınızdaki an itibarıyle New York gibi bir takıma ilk yarıda 31 sayı atabilmiş bir Bulls dahi olsa , böyle bir seri yakalamak hakikaten her babayiğidin de harcı değil. Son çeyrek skoru 33-10 ! NBA rekoru mu ? 36 sayı geriden gelen Nuggets'ta.

Bol bol koşturup şut atarak yazı beklemek. Knicks'in tüm yaptığı şey bu , girerse ne ala , girmezse selametle. Çok istikrarsız bir grafik çıkıyor haliyle ortaya. Yaz gelse de denize girsek ...

Raptors, 13-17. Dile kolay, 30 maç olmuş. Triano hala bir şeyleri denemekle ve yanılmakla meşgul. Try-ano deseler yeridir. Hidayet 50 küsür milyonluk bir adam gibi oynamıyor , aslına bakarsanız DeRozan'ın beklenenden çabuk adapte olması ve Chris Bosh'un muhteşem oynaması dışında pek de dikkat çekilecek bir şey yok Raptors'da. Şu an bana en yakın gelen ihtimal , Triano'nun vadesinin çok da uzun olmadığı. Ayrıca 365 gün önce bugün , Hidayet all-star olmalı diye kendimizi paralıyorduk. Bugün kimsenin öyle bir kaygısı yok.Magic taraftarının bir fobisi olmak dışında pek de fonksiyonel değil Hedo bu yıl.

Bana Pistons demeyin. En azından Hamilton, Prince ve Gordon tam olarak dönene kadar!

Clippers. Bence sezonun en büyük hayalkırıklıklarından biri. Griffin'i merakla bekliyoruz. Kaman dışında elle tutulur tek isim yok. E hani Gordon,hani Davis , hani Thornton , hani Camby ?

Bucks. Koçum Ersan. Düşündüğümüzden de kolay oldu sanki bu iş. Ersan'ımız ilk beşe yerleşti , gayet de güzel götürüyor. Geçen hafta içerisinde Lakers'a 1 sayıyla kaybettikleri maçta 24 sayıyla kariyer rekorunu kırdı. Gayet iyi ribaund çekiyor , ah bir de o basit hatalar olmasa... Neyse Redd de döndü , güzel günler yakın.

İflah olmaz bu Bulls. İşleri çok çok zor. Daha bugün ortaya çıktı takımın şu an itibarıyle tek adam gibi oynayan oyuncusu Deng'in 1 haftadır kırık parmakla oynadığı. Vallahi helal olsun adama , iyi de yapmış. O da olmasaydı Bulls daha bize neler gösterecekti kimbilir? Bence kese kağıdını Nets taraftarı değil , Bulls taraftarı taksın kafasına!

Kısa kısa bitiriyorum ; Pacers Granger'ı bekliyor, Sixers çıkışı yakaladı ,yürüyedursunlar. Wizards Doğu'nun en büyük hayalkırıklığı konumunda , sorarım size neden diye ? Warriors ikinci yarıya doğru anca toparlayacaktır , Nets ve Wolves'tan pek ümidim yok. Sadece Wolves'ta biraz kıpırdanma var ,malum geçtiğimiz hafta Kevin Love döndü ve yeniden Wolves'u domine etmeye başladı. Artık daha hızlı ve skorerler.

Haftanın detayları , NBA Magazin , Spot ışıklar ve diğer haberler daha sonra ...

Haftalık NBA değerlendirmesi ( 12-21 Aralık '09 )



Yoğun geçen bir haftanın sonrasında , ve yoğun geçmeye gebe bir haftanın öncesinde nihayet oturabildim klavyenin başına.


Hafta boyunca bloga post atmak suretiyle dile getirmesem de , olup biten her şeyi yine yıllardır olduğu gibi takip ettim , gerekli notlarımı aldım , resim arşivimi güncelledim , video linkleri rehberimi revize ettim falan filan .. Yani aslında NBA günlüğünü yine bir şekilde tutmuş bulundum ancak blogda uzun uzun yazıp paylaşmak için uygun zamanı ancak bulabildim.


Buyrunuz efendim ; 21numara.org saygıyla sunar. NBA'de geride kalan 1 haftayı değerlendiriyoruz :


Şampiyon yine zirvede !

Elbette Lakers'tan söz ediyorum , 22-4'lük dereceyle ligin tepesinde yine Lake Show var. Geçtiğimiz haftayı 4-1'le kapattılar. Bu sürecin kahramanı yine Kobe'ydi. Kırık bir parmak onu ne zaman durdurabildi ki ? Şut attığı elin işaret parmağının kırık olmasının , bir şutör guard'da oluşturduğu his kaybını kısa bir süreliğine tahayyül etmenizi rica ediyorum , sanırım yetecektir. İşin enteresan tarafı parmağın kırıldığı gün Bulls potasına 42 sayıyı gönderen Kobe'nin bu durumu çok da yadırgamadan '' Ben alışkınım kırık parmakla oynamaya '' türünde bir açıklama yapmasıydı. Biri bu adamı durdursun. Yo yo vazgeçtim , durdurmasın , başlı başına bir şovsun , yaşayan efsanesin Kobe. Şunca satır içerisinde geçtiğimiz hafta gösterdiği performansla kendisine iyiden iyiye ligin en iyi pivotu dedirten Gasol'den bahsetmek için bu kadar geciktim ya , hakikaten bir tanesin yani. Son detay Bynum'dan , genç pivot ligde bir rekoru kovalarcasına Nets maçında yalnızca 10 küsür dakika sahada kalabildi ve 6ıncı faülünü alarak diskalifiye oldu. Duyan da Nets'in süper pivotları var sanacak.


Celtics haftayı 21-5'le kapattı. Özel bir anekdotum yok onlarla ilgili , ancak Rasheed'in kendine hakim olması gerek. Hidayet'e sahtekar dedikten sonra geçtiğimiz hafta içerisinde yine bir hücum faül mevzusunda çılgına döndü ve oyundan ihraç edildi ; buyrunuz videosu :









NBA'e tahmin yapan kitle için '' Kara Cuma '' diye bir tabir vardır. Cuma geceleri bir şeyler hep ters gider NBA'de. Celtics cuma haricindeki günlerde 17-1 , Cuma günleri ise 3-4. Sanırım Cuma'nın uğursuzluğu en çok Celt'lere tezahür ediyor.


Magic'le devam ... Nelson yavaş yavaş dönecek , bunun haricinde üçlük sevdası devam ediyor Magic'in. Lewis , Carter , Pietrus , Barnes , Redick ... Çemberi gören üçlüğü gönderiyor , pek hayır görmüyorum bu işin sonunu. Howard'ı daha efektif kullanmaları gerek , bu hususta da Gortat ve Bass'tan daha fazla katkı gerekiyor. 20-7'lik yüzdeyle Hawks'ın bir galibiyet üstündeler Güneydoğu konferansında.


Hawks bu sezon tartışmasız ligin en büyük çıkışı gösteren takımı. Tamam , yıllardır süregelen bir gelişim ve vaad edilen pozitif bir istikbal var , eyvallah. Ancak merdivenleri standart sıçramalarla adım adım çıkan bir çekirgenin bir anda bu denli sıçraması şüphesiz ligin en büyük değişimlerinden biri. 1 yıl sonra göreceğimi düşündüğüm Hawks'ı izliyorum bu sezon. Ligin en iyi savunma yapan ekiplerinden biriydiler geçen yıl , bu yıl hücuma daha fazla önem veriyorlar ve bunun meyvesini de fazlasıyla yiyorlar. Magic'in hemen ensesindeler , bana sorarsanız geçecekler de.

Mavericks 20-8'le yola devam ediyor. Geçtiğimiz hafta Rockets'la oynanan teksas derbisinde Nowitzki'yle Landry fena çarpıştılar. Landry'nin üç dişi olay anında kırıldı ve Dirk'ün koluna baya baya bir saplanadurdu. Nowitzki'siz devam ettikleri bu maçı uzatmalarda Rockets'a verdiler. Bunun haricinde yine Dirk'süz oynadıkları Cavs maçı dahil 4 maçta da fire yok. Buyrun , Landry'le Nowitzki'nin pozisyonu hemen aşağıdaki videoda. Hakikaten kötü yahu , Landry'nin 3 dişinin birden kırıldığı bir pozisyonun ardından tık dememesi de şaşırtıcı. Üstüne üstelik bu adamın ilk vakası da değil bu ; Nisan 08'de idmanda Mutombo'dan yediği bir dirsek sol ön dişlerinden birine mal olmuştu. Aynı diş aynı ayın 24'ünde bir play-off maçında Boozer tarafından kırıldı , ve şimdi de bu vaka. Landry alışmış olmalı , bu geceki maç için '' Bir şeyim yok yaa amma abartıyorsunuz , oynarız evelallah '' türünde bir açıklama yaptı.







Suns bu sıralamada burada olmayı iç saha performansına borçlu olmalı. Son Cavs maçı dışında 10'da 10 gidiyorlardı Arizona'da. Cavaliers dün seriyi bozmayı başardı. Nash , Amare , Hill ve arkadaşları saha içinde olduğu kadar saha dışında da baya bir eğleniyorlar. Buyrun size takım içinden samimi görüntüler , Suns korosunun ağzından All Night Long :








Cavaliers Mavericks hezimetinin ardından Arizona'da kurdele kesti ve hatayı telafi etmeyi başardı. Bu iki maç dışında geride kalan hafta içerisinde oynadıkları 4 maçı da kazanmayı başardılar.

İşte bu haftanın anket sorusu ; hangisi daha iyi ? Mavericks ? Nuggets ? Nasıl ama , güzel soru değil mi? En azından ben bir cevap bulamadım. Ancak Billups olmadan bu takımın işi çok zor söyleyeyim. Ligin sayı kralı Melo bu sezon beşinci defa 40 ve üzeri sayı üretti bu hafta , hele son Grizzlies maçının son çeyreğini görmeliydiniz. Bu kahraman daha ne yapsın ? Hafta 3 seri galibiyetle iyi başladı , ancak Billups sakatlanıp gidince işler karıştı. Son iki maçta deplasmanda Hornets'a ve Grizzlies'e kaybettiler. Acilen dön adamım.

Billups demişken , bugün konyalıportlandlılar blogunda gördüm. Bizim '' Günde 2 bardak süt '' kampanyasına benzer bir şey Amerika'da da var ve NBA oyuncularını figür olarak kullanıp çocukları süt içmeye teşvik etmeye çalışıyorlar. Allah aşkına KP'deki gibi aynı soruyu ben de sorarım, şu resme bakıp süt içmek isteyen çocuk var mıdır yahu ? :)




Ben yokluk içinde varlık diye buna derim işte ! Rockets'e biri bütün sezon Yao ve T-Mac olmadan oynayacaksın dese herhalde baya sağlam bir küfür yerdi. Düşünsenize Magic'e Howard ve Carter olmadan oynayacaksın dediğinizi ?! Ya da Raptors'a Bosh ve Hidayet olmadan ...Bu uğursuzluk bu adamların da Adelman'ın da umrunda değil. 16-11'le Spurs'ün hemen ensesindeler. Ariza-Brooks-Battier ve Scola , her biri çok iyi ancak Scola bir başka, bu haftanın köşe kahramanı işte bu adam. Toronto deplasmanındaki 101-88'lik facia ve zoraki Nuggets zayiatı dışında gayet iyi bir hafta geçirdiler. Rockets'ın umuttan öte takdire şayan bir mücadelesi var ve bu onlara yetiyor.


Acı gerçekler ... Geçen haftaki değerlendirmede Oden'in sezonu kapatışına değinmiştik. 17-12'yle Kuzeybatının ikinci sırasındaki Blazers'tan gelecek hafta söz ederken üçüncü sırada diye söz edeceğiz sanırım. Kötüye doğru gidişe rağmen 5 maçtan 3 galibiyet çıkardılar. Heat ve Suns maçları önemliydi ancak diğer 3 maç alarm sinyallerini net bir biçimde gösterdi bizlere. Blazers cephesinde dikkat çeken şey Miller'ın takas edilme olasılığı ve yine aradan çıkarılmak istenen Bayless'in beni bırakmayın der gibi oynamaya başlaması. Geçenlerde hangi dağda kurt öldü bilemiyorum ama 29 sayı atarak Heat deplasmanında Wade'in ve arkadaşlarının bileğini bükmelerinde baş rolü oynadı. Blazers'da bir değişim olur gibi sezon içerisinde ya , dur bakalım. Manzara iyi ama gidişat pek de parlak değil.


Ligin en iyi iç saha takımlarından biri daha. Deplasmanda mı ? Kayıplar ! İçeride Lakers'ı deviren Jazz bir sonraki maçta Wolves'a gene kaybetti. Jazz de olmasa Wolves'un karnesi bitikti zaten bu yıl. Neyse , sonra bir Hawks deplasmanı oynadılar ki evlere şenlik. Maçın ilk yarısı 44-33 bitti o kadar söylüyorum. Haliyle kaybettiler. Magic deplasmanı da hakeza öyle , Nets ve Bobcats'i deplasmanda geçmeleri iyiydi. Buna rağmen nihayetinde 5-8'lik deplasman karnesi play-off için düşündürücü.

Spurs ve Duncan 15-10'la devam ediyor. Duncan Duncan Duncan ... Şöyle söyleyeyim , top çalma haricinde takımın her alanda istatistik lideri kendisi. 19.7 sayı - 3.3 assist - 10.5 ribaund - 2.1 blok - %55 şut yüzdesi... İç sahada da 12-4'ler. Çarklar dönedursun , play-off'ta görüşürüz.

CP3 , onu izlemek büyük bir keyif. 12-14'lük Hornets için aynı şeyi söyleyemeyeceğim. Arada bir parlayan Stojakovic'in istikrarı ve Okafor'un daha domine oynaması şart. CP3 daha ne yapsın ?

Grizzlies'in Mavericks ve Cleveland'ın ardından son kurbanı Nuggets oldu. Mayo ve Gay'e diyecek hiç bir sözüm yok ancak o kimselerin kolaykolay sevmediği Randolph var ya , Nuggets'i tek başına yıktı resmen. 32 sayı 24 ribaund nedir yahu ?!

Fifty-Fifty. 13-13 , deplasmanda 6-6. Thunder kararlı , thunder dinamik ,Durant inanılmaz. Onun 20 sayının altında kaldığı 5 maçı da kaybettiler , sırf bu detay bile yeter Thunder'ın numarasını çözmeye. Yine de beklenenden çok daha iyiler. Umarım bir kaç sezon içerisinde gelişimleri Hawks'ınki kadar hızlı olur. Bunu gerçekten isterim.


Biraz mola , birazdan devam.

16 Aralık 2009 Çarşamba

Çileden çıkanlar


Bakınız , hemen aşağıda dün gece New Jersey Nets'in Cleveland Cavaliers'a konuk olup kaybettiği maçta Devin Harris'in çileden çıkışını belgeleyen bir video var.



Videoyu ilk izlediğinizde '' Ne alaka canım , biraz sert bir faül olmuş o kadar '' diyebilirsiniz. Aslında ben de öyle düşünüyorum. Keza Haris'in orada ( her ne kadar flagrant faül çalınmış da olsa ) Moon'a karşı bir kastı yok , topu kesmek istemiş ancak Moon topu aşağıya doğru indirir gibi yapınca ıskalayıp kafasına vurmuş. E o hızla havadayken böyle bir şey yapınca Moon da olsanız tepetaklak oluyorsunuz. Üstelik Shaq'a top çaldırmış ve haliyle sinirlenmiş bir Harris bunu yaptıysa bunda çok da şaşılacak bir şey yok.NBA tüm caydırıcı önlemlere rağmen ( ki Harris'in ceza alması gündemde , pozisyon incelenecek ) bu gibi durumlara aşina.

Burada Harris'in ve Nets'in çileden çıkışını belgeleyen şey faül değil , faül sonrası gelişen durumlar. Açıkçası bu videoda benim en çok dikkatimi çeken şey bu oldu. Harris'in , Simmons'un , Hassell'in bakışlarına bir bakın. Sanki sokakta cereyan edecek bir ghetto kavgasına hazır gibiler , Türk işi tabirle gavura bakar gibi bakıyorlar kişilere ve olaylara.

Her neyse , Dün geceyle birlikte 3-24 olan Nets'te işler hiç ama hiç iyiye gitmiyor. Pozisyonun kahramanı Harris'in bir kaç gün önce GM'e kadar gidip '' Ne olacak bizim bu halimiz ? Amacımız yok , vizyonumuz yok , hiç bir şeyimiz yok. Ne yapacağız ? '' diye çaresizce dert yanışının ardından sahaya da yansıyan bu gerginlikten bir an önce kurtulması gerekiyor New Jersey'lilerin.

Belki bir takas işe yarar diyeceğim ancak çok da büyük bir hamle beklememek gerek. Nets'in 2010'daki salarcy cap boşluğuna ihtiyacı var ve korkarım o zamana değin beklemeleri gerekecek.




Çileden çıkanlar diye söze başlamışken. Dün gece Heat'ten 20 sayı fark yiyen Raptors , bir önceki maçta Rockets'ı öyle etkili savundu ,( 88 sayıda tuttular ) öyle çileden çıkardı ki , tıpkı Nets'in bir numaralı oyuncusu Harris gibi Rockets'ın da bu sezon itibarıyle başrol kahramanlarından Ariza da çileden çıktı. Enteresandır , olay yine bir top çaldırma durumuyla vuku buldu. Videoda göreceğiniz gibi Ariza Harris'inkine benzer bir şekilde hiç beklemediği bir anda topu çaldırdı ve '' Ver ulan onu '' der gibi bir dirsek salladı DeRozan'a. Iskalamış da olsa bu durum hakemlerce ve NBA yönetimince yakışıksız bulundu ve Ariza bunun bedelini dün geceki Pistons maçında oynamayarak ödedi.

Hoş , her işte bir hayır vardır derler. 1 numaralı formasını Ariza'ya kaptıran T-Mac'e yaradı bu iş , dün gece ilk defa sahaya çıktı. 8 dakika sahada kalarak 3 sayı 3 ribaund üretti. Bu konu da ayrı bir muamma , T-Mac iyi ancak oynamıyor , henüz bilinemeyen bir sebep öne sürülerek oynatılmıyor.

Hafta içerisinde bu konuyu biraz karıştırıp haftalık NBA raporunda yazmayı planlıyorum. T-Mac nerede / ne olacak ?

13 Aralık 2009 Pazar

NBA Magazin 5-12 Aralık '09

NBA yine geçtiğimiz hafta renkli anlara sahne oldu.

Buyrun bazıları :

Jarrett Jack , hücum esnasında oyun kurarken , af buyurun küfür eder gibi bir şey yapıyor ve kendinden hariç diğer 4 kişi top bekleyip topsuz oyunlar yaparken eğilip ayakkabılarını bağlıyor. Bulls savunmasına bunu yapmakla kalmadı bir de olay üzerine '' Baktım savunmaları çok dağınıktı o ara bi bağlayıverdim işte '' ayarında özrü kabahatinden beter türü bir açıklama yaptı. Buyrun videosu :


Link


Bu da Lebron'un Lorke Lorke'ye bağladığı an. Bulls'u rahat geçtikleri maçta benchte bir hayli keyifliydi James. Şimdi ismini hatırlayamıyorum ama ( sanırım Doc Rivers'dı ) konuyla ilgili '' Eskiden NBA'de böyle bir şey yapılsaydı , rakip takımın koçu kenara gelip yardımcı koçlara '' En az faülü olan uzunumuz kim ? '' diye sorar , o kişi her kimse ona da '' Git yapıştır şunu parkeye '' derdi türünde bir açıklama yaptı. E bize de laf düşmüyor bu kapaktan sonra.


Link


Yine Lebron ... Bu defa dilimize sakız olan slogan o reklamdaki olayı gerçekleştiriyor , ama arada ufak bir fark var :


Link


Cavaliers kesinlikle ligin en eğlenceli takımı. Suns'ı çağırdıkları video. İlk izlediğimde koptum resmen , şiddetle tavsiye :)


Link


Yok artık Dwight Howard



Link

NBA'de geçen haftanın ardından ( 5-12 Aralık '09 )



NBA'de normal sezon , her takımın aşağı yukarı 20'nin üzerinde maçı geride bıraktığı şu günlerde hızla devam ediyor.


Haftalık bültenimiz , NBA'de son durumla , istatistiki bilgilerle ve genel gidişata dair detaylarla başlayıp , geride bıraktığımız haftada yaşanan önemli gelişmelerle devam edecek.







Uzun uzun yazmaktansa , kısa detaylara değinelim :
Doğu Konferansı

Zirve : Celtics 19-4'le zirvede. 10 maçtır da kazanıyorlar. 16-7'lik grafikle Merkez grubunun zirvesindeki Cavaliers'ın 7-5'lik deplasman karnesi gözlerden kaçmıyor. Southeast'te de Hawks'ın zirvedeki Magic'ten sadece 1 galibiyet geride oluşu bence Magic'in zirvede oluşundan daha önemli bir detay.


Hayal kırıklığı : Sixers'dan çok çok büyük beklentilerimiz yoktu zaten. Ancak 5-18 de yapılmaz ki be kardeşim. Nets'ten 3 maç daha fazla kazanmışsınız , hepsi bu ! Sakatlıklar mı ? Bence mazeret değil. Bu kadarı olmamalıydı. 12 maçlık mağlubiyet serisi de cabası. Sanırım bu takımı Iverson bile kurtaramayacak kısa vadede. Nets halihazırda NBA rekorunu 19-0'lık başlangıçla kırdı zaten. İstatistiksel bir ortalamaya vurulduğunda Sixers'a ait 9-72'lik rekoru kırmaları oldukça olası gözüküyor ancak sakatların tam olarak dönüşüyle toparlanıp bu rekoru kırmaktan kurtulacaklardır diye düşünüyorum. Bulls'un 8-14 , Wizards'ın 7-14 yapması da pek beklenen bir şey değildi , başkentte ve Chicago'da da işler pek iyi gidiyor sayılmaz.


Çıkış : Knicks Run & Gun'ı oturtmayı başardığı şu günlerde peşpeşe 4 maç kazanarak rahat bir nefes aldı. Sakatlıklardan canı bir hayli yanan Pistons ise her şeye rağmen çok iyi mücadele ederek 5 maçlık seriyi yakaladı ve çıkışa geçti. Hamilton ve Prince yavaş yavaş dönüyorlar , Gordon da geldiğinde yeniden Cavaliers'ın ensesine yapışmaları bu mücadeleyle çok da zor gözükmüyor.

Batı Konferansı

Zirve : Elbette Lakers. 18-4'lük seriyle batının kralı yine Lakers. Dün gece kaybettikleri Utah maçına kadar bu 18-3'tü , onu da belirtelim. NBA'in en akıllı koçlarından birine , en akıllı oyuncusuna ( Kobe , otoritelerce de tasdiklenmiş bir şey artık bu ) ve en akıllı yönetimine sahip bir takıma da bu yakışırdı zaten. Güneybatı'da Mavericks 17-7'lik seriyle ve 3 maçlık galibiyet silsilesiyle zirvede yer alırken Kuzeybatı'da Nuggets Utah'ın kararlı gidişatına aldırış etmeksizin yine 17-7'yle zirvede yer alıyor.


Hayal kırıklığı : Golden State. 7-16'yla Pasifiğin dibindeler. Sakatlıklar mazeret olabilir , o yüzden pek ses etmiyorum. Ama Kings'in 10-12 yapabildiği bir ligde 7-16 Warriors'a pek de yakışmadı. Ayrıca Wolves'a da diyecek bir şey bulamıyorum. Love hariç tam kadrolar bu sezon ve hepi topu 3 maç kazanabildiler. Al Jefferson dahil kimsede iş yok , şimdiden Nets'le beraber o meşhur 9-72'lik rekora aday gösterilmiş durumdalar. Son olarak da Portland. Oden'in şanssız sakatlığının dışında , Konyalıportlandlılar blogundaki şu yazıyı okumanızı öneririm. Sabo gayet net özetlemiş Blazers'ın '' fos '' durumlarını.

Çıkış : Thunder ! 12-9'luk genel karne , 6-4'lük deplasman karnesi , yerli yerine oturmuş , takım olabilmiş ve hatta bu kadar kısa bir zamanda net karakterini kazanabilmiş bir ekip. Takım içi uyumu saha dışında bilimum facebook , twitter , blogger sayfalarında görmek de mümkün.





Takım istatistikleri





Her biri belirleyici nitelik taşıyor ancak bence en etkileyicisi , ligin en yüksek yüzdeyle atan takımının Celtics olması. Keza hem ligin en iyi savunma yapan 3 takımından biri olup hem de saha içi yüzdesinde de zirvede yer almak , matematiksel olarak ifadelendirildiğinde herhalde ligin en iyi takımı olmak gibi bir şey.




Sayı krallığı ve diğerleri





Melo böyle giderse açık ara alacak gibi. Zaten maç başına 108.5 sayıyla ligin en skorer takımı da Nuggets. Ribaund'larda Wallace zirvedeydi , Howard'a kaptırmış. Bir kısa forvetin bu denli istikrarlı ribaund çekmesine huzurlarınızda şapka çıkarıyorum. Bir şapka da boyuna posuna bakmadan %91'le serbest atış atan Gasol'e gelsin. Son olarak %53'le üç sayı krallığına oynayan Paul'ün Steal kategorisinde ilk beşte yer almasını beklerdim geçen haftaki 8 top çalmalık performanstan sonra.

Geçtiğimiz haftanın önemli haberleri



Greg Oden sezonu kapattı



Blazers'ın genç uzunu Houston Rockets'la oynanan maçta Aaron Brooks'la çarpışarak sol diz kapağını kırdı ve sezonu kapattı. Çok ama çok yazık , öyle böyle değil. 2007 Draft'ında NBA'e adım atmadan önce onun için Hakeem Olajuwon , Patrick Ewing gibi yakıştırmalar yapılıyordu. Bir ara o kadar çok şişirilmişti ki , artık dayanamayıp üstad bellediğim 1-2 kişinin kesin fikrine danışmıştım. Onlar da '' Böyle bir uzun NBA'e 20 senede bir gelir '' deyince Oden gerçeğine kanaat getirmiştim ancak geride kalan iki sezonda ( ki bunun birinde hiç oynamadı zaten ) Oden bir türlü NCAA'deki efsaneyi NBA'e yansıtamadı. Tam bu sezon toparlandı , yavaş yavaş kendine geliyor derken şu duruma düşmesi gerçekten içler acısı. Buyrun videosu , kelimelerin kifayetsiz kaldığı o an :








Linki


Iverson yuvaya döndü



Basketbolu bıraktığını açıklayan Iverson , o vedadan kısa bir süre sonra Sixers'dan aldığı 1 yıllık teklifi kabul ederek yuvaya dönmüş bulundu. Aslında tam doğru yer , doğru zaman. Iverson'un ihtiyacı olan şey yeniden o ateşli ruhuna kavuşabileceği ( aslında ilk beş çıkabileceği bir yer de denilebilirdi de neyse şimdi bozmayalım bu feng shui'yi falan ... ) , yeniden silkinip patlama yapabileceği bir takımla anlaşmaktı. Sixers ise yukarıda da bahsettiğim gibi berbat devam eden sezona yeniden kanalize olabilmenin yollarını arıyordu. Sakatlıklardan ötürü sıkıntı yaşıyorlardı ve Iverson hem fiziksel anlamda parke üzerinde , hem de mental olarak aslında aradıkları isimdi. Tabi bu doğru yer doğru zaman kavramının tozpembeliğine de kapılmamak lazım , Iverson mental anlamda ateşlense de fiziksel olarak eski Iverson değil. Özellikle son 2 sezonda fazlasıyla yıprandı 34 yaşındaki oyuncu. Yine de bu onun NBA tarihinin en skorer 6.ismi olduğu gerçeğini değiştirmiyor. Bilirsiniz , bunun gibiler için '' ölüsü yeter '' derler. Gerçekçi bir bakış açısıyla AI elbette o eski 3 numaralı Philly formasının içindeki adam olamayacak , ancak bahsettiğim b u ihtimali de akıldan çıkarmamak lazım. Şahsen isterim eskisi gibi maç başına 25 atıp Sixers'ı buradan play-off'a kadar götürerek muhteşem bir final yapmasını. Gelecek sezon ? Olmaz , kalsın. Sixers'ın rebuilding için gençlerin önünü açmaya ihtiyacı var , Ivy kusura bakmasın.



Sixers'ın Ivy'den niyeti sadece bununla sınırlı değil tabi. Doluluk oranı olarak ligin diplerinde yer alıyor Sixers bu sezon. Tribünleri doldurabilmek adına da oldukça mantıklı bir hamle olduğu söylenebilir.


İşte o muhteşem dönüş gecesi , işte o seremoni :








Linki



Oylama başlasın


Baklayın siz başlasın dediğime , başladı bile. Pek hak etmeseler de gönül meselesi itibarıyle bu yıl yine Memo'ya ve Hido'ya gitsin oylar. Elin Çin'lisinden neyimiz eksik , utanmasalar sakat makat demeden Yi'yi de Yao'yu da gönderirler Dallas'a !


Biraz mola , devamı sonra ...


21numara ; Dergi tadında , haftalık basketbol blogu


İki şeye kanaat getirmiş durumdayım ; şu blogun az sayıdaki tıklayıcısı da sanırım aynı kanaatlere varmıştır :
1) Benim çalıştığım ofiste internet çekmiyor , henüz 35-40 bin feet'te çeken internet teknolojisi geliştirilebilmiş değil.
2) Yıllardır bana '' Hobileriniz ? '' dendiğinde cevaplarımın içinde yer alıp hiç değişmeyen kelimelerden bir kaçı ; '' Basketbol , NBA , Okumak ve yazmak ''.
Demem o ki , ne hayati sorumluluklarımdan geçebiliyorum , ne de bu oyunu sevip yazmaktan.
Bu yüzden '' elde olmayan sebeplerden ötürü '' günübirlik güncelleyemediğim blogumu , haftalık blog formatına geçirmeyi ön gördüm.
Buna göre , sadece vaktim olduğu günlerde kolları sıvayıp klavyenin başına şöyle bir kurularak o hafta içerisinde NBA'e ve basketbola dair değinmek istediğim ne varsa yazmayı planlıyorum.
Az sayıdaki okuyucuya saygıyla duyurulur.

7 Aralık 2009 Pazartesi

NBA'de gecenin tahminleri , 7 Aralık '09


Bu akşam , değerli Eyüp Yıldız'ın rica ve lütfu sayesinde yine radyolardan duyurduk sesimizi. Yurtdışındayız falan demeden , elimizden geldiğince vermeye çalıştık tahmin ve yorumlarımızı. Kendilerine ta Allah'ın Kazakistan'ında Astana'sında demeden bana ulaşıp programlarına davet ettikleri için Eyüp ve Gökçe'ye tekrar teşekkür ediyorum. Döndüğümde stüdyolarına da konuk olacağım inşaallah.
Çok da uzatmadan , yayında değindiğim tahminleri kısaca vereyim :
- Jazz -2.5
- Jazz ilk yarı -1.5
- Warriors @ Thunder 221.5 alt
- Knicks +4.5
Üçüne de çok çok güvendiğimi söyleyemem , ancak Jazz iç sahada fire vermez gibi gözüküyor. Kirilenko da oynarsa 11-3'lük iç saha serisini 12-3 yapmamaları için hiç bir sebep yok. Warriors'un eksikleri saymakla bitecek türden değil , Thunder olayı kontrol altına almakta çok da zorlanmaz , 112-107 gibi bir skorla kazanır gibime geliyor. Son olarak morallerin oldukça bozuk olduğu Blazers'ta yavaş yavaş meydana çıkan acı gerçeklere bir de Oden'in sezonu kapatması eklenince moraller iyice yerlebir olmuş olsa gerek. E son 4 maçından 3 galibiyet çıkaran Knicks de yine son 4 maçtan 1 galibiyet çıkarabilmiş Blazers'a karşı bu fırsatı MSG'de değerlendirsin artık.
Herkese iyi şanslar , iyi geceler.

5 Aralık 2009 Cumartesi

Dönüşü muhteşem oldu



Gidişi pek bir trajikti , dönüşü hakikaten muhteşem oldu.

Wolves'a karşı 16 sayı , 15 assist , 6 ribaund ve tam 8 top çalma yaptı Paul.
Hay maaşallah diyorum izninizle.

NBA Kuponu


Şimdilik sadece 87.7 frekansıyla Istanbul'dan ve NTVSporradyo.com adresinde internetten yayın yapan NTVSpor radyosunda , hafta içi her akşam Eyüp Yıldız'ın moderatörlüğünde '' NBA kuponu '' isimli bir NBA tahmin programı yayınlanıyor. Eyüp ve Gökçe , günün NBA maçlarını yorumlayıp tahminler çıkarıyor ve programın sonunda da ortak bir kupon yapıyorlar.
Eksik olmasınlar , dün akşamki yayına benim de iştirak etmemi istediler. Canlı telefon bağlantısı yapmak suretiyle katıldım ; gayet de keyifliydi.
Öncelikle kendilerine teşekkürlerimi , yayında da ismini zikrettikleri bu blogum üzerinden iletmek isterim.
İlerleyen günlerde de çalışmalarımız devam edecek , hatta programa stüdyodan direkt katılma durumları falan da var. Bakalım bakalım.
Ayrıca dün akşam blogumda da paylaştığım ve programda önerdiğim tahminlerin neredeyse hepsi tutmuş , 5 pick'in 4'ü gelmiş. Celtics -4.5 , Wolves - Hornets alt demiş , üçüncü maç olan Cavs - Bulls için de 189.5 alt ve Bulls + 12.5 seçeneklerini önerip seçimi Eyüp ve Gökçe'ye bırakmıştım. Katılmam gereken bir program sebebiyle yayının sonunu dinleyemedim , umarım Bulls handikabı değil de diğerini tercih etmişlerdir :)
Her neyse , tekrar teşekkürlerimi sunuyorum kendilerine. İlerleyen zamanlarda yapacağımız yayınları da öncesinde buradan duyuracağım.

Her yerinden öpüyorum Kobe




Link

Keşke şu muhteşem maçı bir Türk televizyonu Ertem Şener'in spikerliğinde yayınlasaydı da , şöyle bir '' Her yerinden öpüyorum Kobe ,aldığın paralar sana helal olsun Kobe '' nidaları eşliğinde çıkarsaydık şapkalarımızı bu durdurulamaz adama.

Turkish Jordan

Link

Raptors , Wizards'ı uzatmalarda 109-107'yle geçti ve 4 maçlık kötü gidişe dur demeyi başardı. 30 saniye kala attığı üçlükle skoru 107-107'ye eşitleyen Arenas , 34 sayı atıp sezon rekorunu kırdığı maçı kazanacaklarını düşünüyordu ancak 8.1 saniye kala olayı noktayı , Butler'ın tabiriyle '' Turkish Jordan '' koydu. Hidayet sağ dipte Calderon'dan aldığı pası Butler'ın üzerinden attığı şutla değerlendirdi ve 8.1 saniye kala takımını 109-107 öne geçirdi. Wizards son hücumda Arenas'la çembere yüklendi , girmeyen topu da tiplemeye çalıştı ama yetmedi ve Hidayet'in basketiyle Raptors gülen taraf oldu.


Maç sonunda Hidayet : '' Maçı parkede hissettik , istedik ve odaklandık. Özellikle defansta. Ümit ediyorum ki bu motivasyon tek maç için değildi , bütün sezon bunu korumayı istiyoruz. '' şeklinde konuştu. Toronto'nun son 6 sayısına imzasını atan oyuncumuz maçı 20 sayıyla tamamladı. 9 ribaund , 3 de assisti var.

Yürüyedur Turkish Jordan...

Siftah


Ve Nets , nihayet siftah dedi. Dün gece 3 çeyreğini geride götürdükleri maçı son çeyrekteki etkili oyunlarıyla kazanarak bu sezonki ilk galibiyetlerini almayı başardılar. NBA'de günün detaylarına birazdan değineceğim , ancak bu maç ekstra bir postu hakediyor.
Sakatlar Harris ve Lee'nin dönüşüyle ilk beşini yine tatmin edici düzeye oturtan Nets , NBA'in en kötü başlama rekorunu kırarak halihazırda dibe vurmuştu zaten. Kadroyu toparlamışken , daha fazla düşüş yaşamaları herşeyden önce gereksizdi , iç sahada Bobcats'e kaybetmek en kötüsü olurdu. Nets ve daha 1-2 gün önce yüzlerine kese kağıdından maskeler yapan taraftar buna izin vermedi. Nets son çeyrekte Lee'nin etkili oyunu ve taraftarın inanılmaz desteğiyle rakibini çok iyi sıkıştırdı ve 97-91'le gülen taraf olmayı başardılar.
Brook Lopez 31 sayı 14 ribaundla takımının en skorer ismi olurken , Courtney Lee 27 sayı , Devin Harris de 16 sayı 8 assistle galibiyette başrolü oynayan üçlüde yer aldılar. Nets'in 97 sayısının 74'ünü bu üçlünün attığını belirteyim.
Nets resmen üç kişiyle yıkmış Bobcats'i desem de inanmayın. Taraftarın muhteşem bir desteği vardı , rakibi her pozisyonda her hücumda uğultularla baskı altına alırken , Nets hücumlarında da muazzam bir coşkuyla desteklediler takımlarını. Netice itibarıyle de Nets 29-22'lik son çeyrekle rakibini yakaladı ve maçı kazanmayı bildi.

Yuvaya dönüş







Tozpembemsi o şey bir kez daha oldu ve Iverson bir kez daha o son umutla bir NBA takımına tutundu , ama bu defa durum farklı.

Iverson , Iverson olduğu yere , Sixers'a döndü.

Ben şahsen gayri iflah olmaz diye düşünüyordum , şayet AI diğer 29 NBA takımından biriyle anlaşsaydı yine aynı şeyi düşünecektim , ama bu defa şüphelerim var.

Çok beğendiğim bir söz vardır , der ki : '' Hiç bir silah , ateşlenmiş insan ruhu kadar güçlü olamaz. ''

- 34 yaşındaki bir adam tüm dünyanın izlemesi muhtemel bir basın toplantısında hüngür hüngür ağlıyor , hem de çok dokunaklı bir konuşma yaparak.

- Sixers'a , Philadelphia'ya dönüyor. Olur da taraftar onu bağrına basar , dün geceki Bobcats maçında Nets taraftarının takımlarına verdiğine benzer pozitif tepkilerle onu desteklerse Iverson tükenmiş fiziki değerlerine rağmen o büyük yürekle yeniden alev alabilir.

- Henüz bir hafta bile olmadı Iverson NBA'e veda ettiğini açıklayalı. Türk işi tabirle tükürdüğünü yalayarak geldi Sixers'a.


Şimdi , burada , bu takımda , 34'üm demeden tüm gözlerin önünde hüngür hüngür ağlamaya ve tükürdüğünü yalamaya , geri dönmeye değer bir şeyler yapmak zorunda Iverson.

Efsane dönecek mi , ne dersiniz ?

4 Aralık 2009 Cuma

NBA'de gecenin tahminleri - 4 Aralık '09




Bulls @ Cavaliers

Bulls Hinrich'in ardından Pargo'yu da kaybetti ve işler iyiden iyiye bu alanda Rose'un üzerine yıkıldı. Bilek sakatlığı sebebiyle bu sezon yeni yeni ritm bulan genç oyun kurucunun kurulduğu dümende Bulls Cavaliers'a direnmeye çalışacak. Öncelikle şuna değinmeliyim ki her iki takım da agresif pota altı oyunlarıyla dikkat çeken ekipler. Cavs bu alanda Varejao-Hickson-O'Neal gibi isimlerle etkili olurken Bulls Thomas'ın yokluğunda bu alanı Noah , Gibson ve Miller'a bırakmış durumda. Her iki takımın da skorer isimleri genelde kısalardan oluşuyor. Kısalarla hücum arayan takımlar kapalı savunmalar ve karartılan boyalı alanlar sebebiyle çoğu defalar penetrede zorlanıyorlar , bu da Cavs - Bulls maçlarının düşük skorlu geçmesine sebep oluyor. Takımların son karşılaşmasını 86-85'le Cavs kazanmıştı , bu gece daha rahat kazanabilirler , ancak şu da bir gerçek ki Bulls da artık seri haline dönüşen mağlubiyet silsilesine bir son vermek isteyecek. Etkili savunmalarla alt'ın gelmesi ve Bulls'un handikap dahilinde kalması oldukça muhtemel görünüyor.İstatistikler de bunu işaret ediyor , 95-87 gibi bir skor bekliyorum.

Cavs - Bulls under 189.5
Bulls + 12.5

Celtics @ Thunder

Thunder beklentilerin çok üzerinde bir sezon geçiriyor. NBA'e tescil edildiği günden bugüne kadroya katılan Durant , Green , Westbrook gibi anaparçaların muazzam uyumu ve entegre isimlerin takım içinde varolan genel prensiplere ve konsepte kolay uyum sağlaması , takım potansiyelinin kullanım oranını yüksek seviyede tutuyor , ve bunun neticesinde de beklentilerin üzerine çıkmayı başarıyorlar. Son 3 iç saha maçını kazanan Thunder , son 6 maçta da 4 galibiyet aldı ki Lakers maçı çıkarıldığında geriye kalan 5 maçın 4'ünü kazanmış olmaları form grafiklerini ortaya koymak adına önemli bir detay. Atlantik grubunun zirvesindeki Celtics ise sezona 15 galibiyet 4 mağlubiyetlik muhteşem bir grafikle start verdi. Dün geceki maçta Spurs'ü 83 sayıda tutarak 90-83'lük skorla yine gülen taraf olmayı bildiler. Şöyle söyleyeyim , deplasman turnesinde 3 maç geride kaldı son 1 hafta içerisinde ve bu 3 maçın hepsini kazandılar. Bunun haricinde son 6 maçta da fire vermediler. Miami , Charlotte ve San Antonio'dan sonra bu gece Thunder'ı da devirerek Boston'daki Bucks maçı öncesinde 4 maçlık deplasman turnesinden 4 galibiyetle dönmek istiyorlar. Thunder'ın form grafiğinin ve verimliliğin yüksekliği tartışılmaz ancak bu gece karşılarında NBA'in A sınıfı takımlarından biri var. Yani Lakers , Celtics , Spurs , Mavericks gibi takımlarla oynarken normal istatistik ve grafiklerin dışında istisna bir şeyler beklemek gerekiyor. En basitinden Celtics'in tecrübesiyle bu sınıflandırmanın istisnası olduğunu söylemek mümkün ; keza kadroda ve ilk beşte Ray Allen - Kevin Garnett - Paul Pierce gibi All-Star seviyesinde üç isim yer alırken , Rondo - Wallace gibi isimler de bu trioya harikulade bir entegre teşkil ediyorlar. Dolayısıyla trend ve istatistik perspektifinde Thunder iç saha avantajıyla birlikte sürpriz yapabilir gibi gözükse de , parke üzerindeki eşleşmelerde bariz Celtics üstünlüğü gözüküyor. Bu maçı kazanan tarafın Celtics olacağını düşünüyorum ; ve bahsettiğim faktörlerden ötürü bu handikabın 4 gibi bir rakamla sınırlı kaldığını düşünüyorum. Celtics'in kazanıp 4 sayılık handikabı da rahat aşacağını tahmin ediyorum.



Celtics -4.5

Celtics -2.5 ilk yarı



TimberWolves @ Hornets

Wolves ve Nets ligin mağlubiyet rekorunu kırmaya aday isimler. Nets'in zayıf kadrosunun sakatlıklarla iyiden iyiye dibe vuruşunu anlayabiliyorum , ancak Wolves'un bu denli dökülmesi , ben dahil bir çok kişinin beklemediği bir şeydi. Keza 18 maçtan ancak 2 galibiyet çıkarabildiler. Al Jefferson'un başı çektiği bir formsuzluk var ki bu durum takımın hücum gücünü minimuma indirmiş durumda. Sahada doğruları yaptığını söyleyebileceğim tek isim çaylak Flynn , ondan hariç herkes ümitsizce birbirinden bir şeyler beklercesine oynuyorlar. Tabii potansiyel sınırlı , bir yere kadar. Ancak az önce bahsettiğim Thunder'ın potansiyel verimliliği düşünüldüğünde , potansiyelin de doğru bir şekilde kullanılması durumunda neler olabileceği az çok kestirilebilir , Wolves varolan potansiyelini de kullanmaktan aciz durumda şu an.Hornets ise Paul'ün dönüşünü bekliyor. Onun sakatlanması ve koç değişikliğiyle birlikte bir kıpırdanma oldu , ancak hala 1-2 sene evvel batıda yükselmesi beklenen Hornets'in bu derece düşüşe uğramasını durdurulabilmiş değil.Bu maç için alt seçeneğini öneriyorum. Stojakovic ve Peterson'un hafif sakatlıkları , halihazırda Paul'süz olan Hornets'i hücumda iyiden iyiye zorlayacak. Bunun haricinde zaten karşılarında hücum potansiyeli çok sınırlı bir Wolves var. Dolayısıyla şahsi görüşümce bu maç için öngörülen 201.5 sayılık barem çok yüksek. Taraflardan birinin 102 , diğerinin 100 sayı görmesi çok çok zor diye düşünüyorum. Hatta herhangi biri 100 sayı dahi göremeyebilir , alt seçeneği bu bağlamda çok değerlidir diye düşünüyorum.



Wolves @ Hornets under 201.5

26 Kasım 2009 Perşembe

Veda mektubu


NBA'i bırakıyorum. Her zaman basketbolu bıraktığım zaman, takımıma yeterince katkı veremediğim için bırakacağımı düşünmüştüm. Ama şu anki durum öyle değil. Hala en yüksek seviyede mücadele edebileceğimi biliyorum. Emekli olmam, eşim ve çocuklarımla daha çok zaman geçirmeme imkan sağlayacak. Parkelerde başardıklarımla kıyasladığımda, bu çok daha büyük bir ödül.



Reebok'a, kariyerim boyunca yanımda olan ve beni seven taraftarlara, Jordan, Magic, Barkley, Isiah, Bird gibi bana bu vizyonu veren oyunculara, basketbol oynamam için beni teşvik eden anneme ve arkadaşlarıma, lisedeki koçum Michael Bailey'e, Georgetown'daki koçum John Thompson'a, Larry Brown ve diğer bütün koçlarıma, takım arkadaşlarıma, yöneticilere, takım sahiplerine. Herkese çok teşekkürler !


Memphis'e ayrıca teşekkür etmek istiyorum. Hiç evde maça çıkmadım ama yine de takım sahibi Heisley'nin ve şehrin bana verdiği destek için çok müteşekkirim. Grizzlies'in çok başaırlı olmasını diliyorum.


Son olarak Philadelphia şehri: Sixers formasıyla muhteşem anılarım var. Philadelphia taraftarlarına da teşekkürler. Sesiniz, benim kulaklarımda her zaman yankılanacak.


Hepinizi tanrı korusun


Allen Iverson

22 Kasım 2009 Pazar

NBA'de gecenin tahminleri - 22 Kasım '09




Pistons @ Suns

Suns bugüne dek 13 maç oynadı

Maç başına 109.8 sayı attılar.

İç sahada oynadıkları 4 maçta 117 ortalamaları var.

Son 5 maç ortalamaları 108

Son 10 maçta 4 defa 109'un üstüne çıkabildiler.


Pistons da 13 maç oynadı.

Toplam 1198 sayı yediler , maç başına 92 gibi bir rakama tekabül ediyor bu.

Dış sahada 8 maç oynadılar , ortalama 97 sayı yediler bu maçlarda.

Son 5 maçta ortalama 98 sayı yediler.

Son 10 maçta iki defa 109 ve üzeri yediler.

Son 7 maçta hiç yemediler.


Yorum : Nedendir bilmem , Suns ağır favori gösteriliyor bu maçta. Sanırım Tayshaun Prince ve Hamilton'un yoklukları etkili oluyor bu sınırda. Her neyse , istatistikler ortada , bunlar hariç 1-2 bir şey söyleyeyim istedim. Pistons savunma ekolüyle başarı kovalayan bir takım. Bunu bu yıl da sürdürüyorlar. Rakamlar ortada , sanırım Suns'ın iç sahadaki 117 ortalaması baz alındı bu sınırlarda. Bu gece maç koparsa Suns asları nefes alma şansı bulurlar , kopmazsa da Pistons savunuyor demektir.


Şu bilgi ve istatistikler ışığında , Suns'un çeyrek başına ortalama 27 sayı ve üstü atarak 110 sayı görmeyeceğini düşünüyorum.


Verilerin bu denli gösterdiği bir pick'e 8 stake benden feda olsun vesselam.


Pick : Suns under 109

Stake : 8


Hornets @ Heat


Heat 3 maçtır kaybediyor , koç değişikliğine giden ve Paul'ü kaybeden Hornets ise 3 maçtır kazanıyor. Hem de çok ciddi rakipleri yendiler , özellikle son Suns vurgunu baya iyiydi. Bunda Okafor'un form tutması şüphesiz önemliydi ancak esas kendini bulan isim Stojakovic'ti. Tecrübeli şutörün 25'er 25'er gelen katkıları ve Okafor'un az biraz silkelenmesi Hornets'e ışık vermeye yetti.


Heat ise enteresan bir biçimde farklı mağlubiyet silsilesine kapılmış durumda. Bu gece iç sahada pazar gününün de avantajını kullanarak kazanmak ve bu işe bir dur demek isteyecekler. Ancak bu , o kadar da kolay olmaz gibime geliyor.Maçı hangi tarafın kazanacağını bile bilemezken , bir tarafa +10.5 oynamak oldukça mantıklı. Heat'e kazanmak yetiyor , 11 sayılık handikabın peşinde değiller. Öyle de bir lüksleri yok zaten , 1 sayıyla da olsa maçı isteyecekler. Hornets de havayı bozmak istemeyecektir.Guard rotasyonunda Collison , dün geceki gibi az biraz takıma hükemdebilirse , Hawks'ı ve Suns'ı deviren Hornets , aşağılara sürüklenen Heat'ten 11 sayı fark yemez diyorum.Ayrıca istatistiki hesaplarımız da 3 sayılık bir marjin veriyor , +10.5 oldukça değerli bu açıdan da.


Pick : Hornets +10.5

Stake : 8
__________________


Sezon istatistiği

28 T

15 W

13 L

20 Kasım 2009 Cuma

Yeni adres ?


Bence Knicks olur.
Diğer adaylar Nuggets ve Heat. Nuggets , Heat ve tüm NBA'in sıhhati için Knicks'e ya da evine git Ivy , emin ol bundan daha hayırlısı yok NBA için.

17 Kasım 2009 Salı

Warriors'a iki darbe



Stephon Jackson'dan kurtulup Ellis'e bu sezon itibarıyle kavuşan Warriors'un ve resimdeki çılgın koçunun sakatlık kabusu bitmiyor :
- Geçtiğimiz hafta oynanan Bucks maçında sakatlanan Kelenna Azubike'nin diz kapağındaki kayma sebebiyle 6 ay sahalardan uzak kalacağı açıklandı. Yani sezonu kapattı Azubike. Tam da çıkış yakalama arefesindeyken yazık oldu.
- Bobcats'teyken ameliyattan vazgeçip sezonu kapattı denirken bir anda sahalara dönen çiçeği burnunda Warrior Raja Bell de takas gelişmesinin ardından ameliyat olmaya karar verdiğini açıkladı. Bu onun da sezonu kapattığı anlamına geliyor. 2010 yazında da serbest kalacağı düşünülürse , yeni takımında tek maça dahi çıkmadan başka bir takıma transfer olan oyuncular listesine katabiliriz kendisini. Ha bu tercihin altında neler yatıyor , onu da resimdeki adama ve onun sahada uygulattıklarına yorabilirsiniz.
Sıcak edit : Raja Bell 20 dakika kadar önce yaptığı açıklamada ameliyat olmayacağını ve sezonu bu şekilde idare edeceğini açıkladı. Warriors'a iki değil , tek darbe var vesselam

Yeni Iverson


Bu çocukta akşam üstü andığım Iverson'un Sixers günlerini görüyorum. Allah sonunu benzetmesin ne diyelim.

Iverson kapıda



Grizzlies yönetimi ve Iverson karşılıklı anlaşmak suretiyle kontratoları feshettiler.



Beyefendi yazın geldiği takımı için '' Harika , gelebileceğim en iyi takımlardan birine geldim , burada çok önemli işler başaracağız '' türünde açıklamalar yapmıştı hatırlarsanız.

E ne oldu da tozpembe rüyanın pembesi gitti tozu kaldı ?

Hemen söyleyeyim ; koçla ilk beş çıkma konusunda anlaşamadı ve resti çekti Iverson. Ne yani , Mayo-Gay-Thabeet-Conley gibi cevher gençler varken topu sana mı vereceklerdi yani ? Ki bi Randolph yetiyor peşpeşe 3 hücum top çevirmeden direk potaya çullanmak için.


Hem Grizzlies'te bile ilk beş çıkamayan bir adam , hangi takımdan ilk beş medeti umuyor anlayabilmiş değilim. Bir ihtimal Bobcats derdim ama onlar da G-SF ikilisine Wallace-Jackson yerleştirdiler. Oyun kurucu olarak da Felton-Augustin ikilisi var ki buna bir de Law takviyesi geldi dün itibarıyle.


Bakalım bakalım.

16 Kasım 2009 Pazartesi

O Şimdi Bobcats'li


Yanına Acie Law'u da alarak Carolina yolunu tuttu , '' Şampiyonluk istiyorum '' diye tutturan resimdeki adam. Böylece Raja Bell ve Vladimir Radmanovic de Bobcats kabusundan kurtulmuş oldular.
Jackson - Wallace - Felton - Chandler. Enteresan bir dörtlü olacak. Bedeli Bell ve Radmanovic ise denemeye değer derim , feda olsun , ki bence karlı da çıkacaktır Bobcats. Acie Law da boş bir adam değil neticede. Gayet iyi oldu Bobcats adına , esas merak konusu bu çılgın adamın şampiyonluk istiyorum takas istiyorum nidalarından sonra Bobcats'te neler yapacağı ...

Günün eğlencesi



Link

Konyalıportlandlılar blogu ve müellifi sevgili Can sağolsun , akşam akşam iyi güldüm :))))))))

Kral'dan Majestelerine ölümsüz jest





Lebron James , bugüne dek MJ'yle karşılaştırılan hiç bir NBA yıldızının gösteremediği bir erdemi göstererek 23 numaralı formanın tüm NBA bazında emekli edilmesini istediğini açıkladı geçtiğimiz hafta içerisinde , ve bunun için bir imza kampanyası başlattı. Lebron James'in bu ustaya saygı kuşağı çerçevesinde başlattığı kampanyaya göre , hiç bir NBA oyuncusu takımının 23 numaralı formasını giymeyecek.


İlk bakışta saçma gibi gözüken bu jesti Lebron '' O NBA'i ve basketbolu dünyaya sevdiren yegane isim '' gibi bir demeçle açıklayarak taşıdığı anlamı ifade etmiş ve '' Ben 23 numaralı formayı giymeyeceksem , kimse giymemeli '' gibisinden de bir mesajla devam etmiş. Lebron yeni sezonda 6 numaralı formayı giyeceğini ( T-Mac'in alternatifi de buydu bir zamanlar , hey gidi günler be ... ) açıkladı. 6 numara onun için şunları ifade ediyor :


- Olimpiyatlarda giydiği numara.

- En sevdiği ikinci oyuncu olan ( bilin bakalım birincisi kim ? ) Julius Erving'in numarası.

- İlk çocuğunun doğum günü 6 Ekim

- Lebron Haziran doğumlu ( 6.ay )



Her neyse , NBA'de şu an 23 numara giyen oyuncular şu şekilde :



C.J Watson şimdiden okeylemiş , Toney Douglas tam olarak emin değilmiş. ( Veto etse de farketmez , gelecek sezon Knicks'te 23 numarayı bir başkası giyebilir bu yasa kabul olmasa bile ! ) Bunun haricinde pek ses seda yok şimdilik. Bir sürü tırıvırı adam neyse de yılların J-Rich'i , Kevin Martin'i , Marcus Camby'si ne diyecek onu merak ediyorum.

Ben NBA oyuncusu olsaydım ve biri bana çıkıp 21 giymeyeceksin deseydi , katiyen kabul etmezdim , orası ayrı :)

Şahsi fikrimi de sorarsanız , bence olmaz , olmamalı. Evet Jordan bu işin bir numarası , evet o ve başarıları mukayese kabul edecek cinste şeyler değiller. Ancak Jordan dahil kimseyi , basketbol adına tüm NBA çapında bu denli ( haşa ) ilahlaştırmak bence doğru değil. Neticede bugün yaşayan ve ölmüş , bu lige bu parkelere bu logoya bu markaya çok şey katmış sayısız isim var. Erving , Chamberlain , Baylor , Bird bunlardan sadece bir kaç tanesi... Hele ki Avrupai bir gözle bakacak olursanız , basketbolu kendisine sevdiren adamın MJ değil de Larry Bird olduğu bir çok adam sayabilirim size , en azından benim tek pota maç yaptığım eski toprak abilerimden çok var böyleleri :)

Dediğim gibi abartmamak lazım , bu neticede çok ciddi bir karar. Hiç bir oyuncunun bugün ve yarın ve hatta sonsuza dek 23 giyememesinden söz ediyoruz. Ayrıca yine bu işe emek vermiş , ter dökmüş hall of famer'lardan da illa ki buna sitem eden çıkacaktır , ki bu da bence hiç sevimli olmaz.

5 Yıl önce - 5 Yıl sonra


Çok değil , 5 yıl kadar önce resimde gördüğünüz iki adamın da NBA'i ilerleyen yıllarda domine etmesi beklenen , Hall of fame adayı pivotlar olacakları düşünülüyordu. Dolayısıyla 2004 Draft'ında ilk sıra seçim hakkına sahip olan Magic hangisini seçeceği konusunda öyle düşünüldüğü kadar da endişeli değildi , nihayetinde hangisini seçerseler seçsinler iyi bir şey yapmış olacaklardı.
Biraz tırıvırı geldi değil mi size şimdi bu söylediklerim ? Özellikle son cümle biraz gözünüze batmıştır illa ki ...
Evet , Howard veya Okafor , o günlerde ufak nüanslardan ibaret farkları ifade eden iki isimdi. Hatta NCAA tecrübesinden ötürü Okafor'u üstün tutanlar dahi vardı. Ancak bu iki isim şimdi geride kalan 5 yılda oluşturdukları grafikle birlikte düşünüldüklerinde ufak nüansları bırakın , '' Olmak ya da olmamak '' şeklinde tabir edilesi iki şeyi ifade ediyorlar.
Tuhaf ve düşündürücü. Hakikaten öyleydi , Howard'ın mı , Okafor'un mu ilk sıradan seçileceği , Florida ve Carolina ahalisi için belki de başkanlık seçimlerinden bile daha önemliydi o günlerde.
Aradan 5 yıl geçti. O zamanlar beş yıl sonrasını birilerine soracak olsanız , her iki oyuncu için de All-Star derdi.
Ancak bugün o Okafor öyle acınası bir hale düştü ki , ne siz sorun ne de ben söyleyeyim.
Beni beş yıl öncesine götürüp düşündüren haberi bugün okudum , Okafor'un Kenny Thomas karşılığında Sacramento Kings'e takas edilmesi gündemdeymiş.
Niye böyle oldu uzun uzadıya tartışılır ama şu manzarada söyleyeceğim birinci şey şu : Magic'in ve Otis Smith'in verdiği en doğru kararın adıdır Dwight Howard.
Demek ki görebilmişler o ufak nüansları.