30 Eylül 2008 Salı

Taptaze Blazer'lar








































Sıkı bir Detroit Pistons taraftarı olmakla beraber Portland Trail Blazers'a da gönlümü hafif hafif kaptırma eğiliminde olduğum şu günlerde nacizane bayram şekeri olarak sizlere yahoo kaynaklı güncel resimlerden bir demet sunuyorum , afiyet olsun ;)

Howard'dan tehlikeli gaf

Efendim Josh Howard ve Mavericks'teki akıbeti için bir buçuk ay kadar önce Howard sınırlarını zorluyor diye yazmıştık. İlgili makalede Howard'ın aşırı hız gibi bir sebeple tutuklandığından bahsediliyordu.

Meğer bu pek de bir halt değilmiş. Af buyurun Howard bu kez öyle bir gaf yaptı ki altından kalkılması pek bir güce benzer. Mavericks'teki geleceği de ayan beyan tehlikeye düştü şu son gelişmeden sonra.

Basketbolturkiye.com forumunda Erinç ATİLLA'dan duyduğum bu gelişmeyi sizleri daha fazla meraklandırmadan blogumda paylaşayım ;
Josh Howard bir yardım derneğinin maçından önce Amerikan bayrağı göndere çekilirken kameralara gidip '' İşte yıldızlarla kaplı bez parçası. Buna saygım yok , ben Siyah'ım '' gibisinden bir şeyler söylemiş ve bu görüntü de youtube'a düşmüş.




Bakalım bu absürd gelişmeden sonra Howard , NBA ve Mavericks cephesinde neler olacak. Erinç '' Dua etsin ABD'de ekonomik krize sunulan çözüm pakedi reddedildi de gündem bir hayli meşgul hale geldi , yoksa bu çok daha büyük bir etki yapardı '' diye yorumlamış olayı. Bilahare katılıyorum.

28 Eylül 2008 Pazar

NBA 2008-09 Takım raporu - Denver Nuggets


Gelenler:
Sonny Weems, -G- (Takas)
Chris Andersen –F- (New Orleans Hornets)
Renaldo Balkman –F- (Takas New York)
Dahntay Jones –G- (Sacramento Kings)
J.R. Smith –G- (Sözleşme yeniledi)
Gidenler:
Marcus Camby –P- (Takas Clippers)
Taurean Green –G- (Takas New York)
Bobby Jones –F- (Takas New York)
Yakhouba Diawara –F- (Miami Heat)
Jamaal Magloire –P- (Miami Heat)
Eduardo Najera –F- (New Jersey Nets)
Kadro :
Tahmini İlk 5 :
PG : Chucky Atkins
SG : Allen Iverson
SF : Carmelo Anthony
PF : Kenyon Martin
C : Nene
Yorum :
Ciddi ciddi Nuggets'ın ideal olgusundan uzak , tüm olup bitenden memnun kendi halinde bir takım olduğunu düşünmeye başladım. Yani mevcut durumdan , gidişattan , Basketbolun fundamentalini katlediyor dedirtmiş anlayıştan memnunlar herhalde yahu ? Bu ne rahatlıktır hala çözebilmiş değilim. Biraz ağır bir eleştiri olacak ama herhangi bir Lise takımının oynadığı sıradan bir hazırlık maçındaki tavrı bile Nuggets'in NBA'de takındığı tavırdan daha ciddidir. Açıkçası ben Nuggets'in ikinci bir New York Knicks vakasına dek uzanabileceğinden endişe etmeye başlamış durumdayım.
Maç başına 110-115 sayı yiyen bir takım , afedersiniz deveye hendek atlatsa bir yere varamaz. Hani futbolda deriz ya 3 gol yediğiniz bir maçı kazanmanız neredeyse imkansızdır diye , bu da aynı hesap.

Problemler olabilir , bu gayet doğal. Zaten çözüm denen şey de ancak problem olduğunda ortaya çıkar , problem yoksa çözüm de yoktur. Nuggets'in problemi ise , mevcut problemleri çözüm aramaya dahi teşebbüs etmemesi !
Savunmaları rezalet demeyeceğim , çünkü bu adamlar savunma yapmıyorlar ! Oyunu tamamıyle tek boyutuyla oynayan , bu zihniyet yüzünden şamaroğlanına döndüğü halde hiç bir şekilde şikayet etmeyen , rahat mı rahat bir takımdan söz ediyorum şu anda. Sadece basket atalım , eğlenelim ve paramızı alıp gidelim , tüm olay bu.
Takımın arka alanını Allen Iverson , Carmelo Anthony ve J.R Smith oluşturuyor. Buyrun buradan yakın. Sadece şu üçlü maç başına 60'In çok daha üzerinde bir ortalama yakalayabilir ( mesela AI 27 , Melo 23 , J.R Smith 14 gibi ... ) ancak savunmaymış , disiplinmiş , idealist bir tavırmış , hırsmış hiç işleri olmaz. Dünyanın en büyük mental uzmanlarını şu takıma getirin , gene de bu adamları ıslah edene kadar iflahınız kesilir. Garanti.

Hadi takım neyse , yıllar yılı bu rezil manzarayı kenardan keyifle izleyen koç kadrosu da neyse de yönetime ne oluyor ? Şu takımın tek adam gibi oyuncusunu , savunma yapan tek neferini , Marcus Camby'i niye gönderdiniz yahu ? Neymiş lüks vergisiymiş de bilmem ne ... Camby'i azad etmek miydi çözümünüz ? Halloldu mu şimdi her şey ? Bir de gidip Balkman'ı Andersen'i falan getirdiler. İyice panayıra döndü mevzu.

Hiç umudum yok kimse kusura bakmasın. Basketbol yazarlığıma Nuggets'in takım yazarı olarak başlamıştım , onun hatrına bari iyimser bir şeyler söyleyeyim diyorum ama yok , hiç bir şekilde ümit yok şu Nuggets'tan. Artık soğuk kış gecelerinde çıtırımızı çerezimizi kolamızı alıp bol keseden atan Melo'ları AI'ları Kleiza'ları J.R Smith'leri izleyip çıkardıkları şamatalarla eğleneceğiz. Sakat sakat az biraz bir şeyler kovalayan Kenyon Martin , Nene gibi isimleri de göz ucuyla takip etmekte fayda var.

Camby adına seviniyorum bu panayırdan kurtulduğu için. Zira sirkimize R.Balkman , Chris Andersen gibi palyaçolar da katıldı bu sene. Şenlik var desenize ...

Başarının anahtarı :
Mucizevi bir rebuilding ! Gerekirse Carmelo'ya bile kıyacaksın arkadaş. Maç başına 30 da atsa , savunma yapmayan , laf dinlemeyen , uyuşturucu taşıyan , parke dışında olağanca artistliği yapan adam ve hatta adamlarla arpa boyu yol katedilmez. Ancak Nuggets'in tepeden tırnağına kadar hiç bir zerresinde böyle bir niyet yok zaten.
Keyfini çıkarın ;)

NBA 2008-09 Takım raporu - Chicago Bulls


Gelenler:

Derrick Rose -G- (Draft)
Vinny Del Negro –Antrenör- (Phoenix Suns)
Luol Deng –F- (Sözleşme yeniledi),

Gidenler:
JamesOn Curry –G- (Serbest)
Shannon Brown –G- (Chicago Bulls)
Chris Duhon -G- (New York Knicks)
Tahmini İlk 5
PG : Derrick Rose
SG : Larry Hughes
SF : Luol Deng
PF : Drew Gooden
C : Tyrus Thomas
Yorum :
Bulls için bu sezon değişen pek de bir şey olmadı. Sadece Draft'in en büyük 2 yıldızından birini büyük bir şans eseri kaptılar. Ona da yatıp kalkıp şükretsinler derim şu manzarada. Luol Deng'le yeniden anlaşılması ve Derrick Rose'un Draft'i dışında önemli hiç bir somut adımı yok Bulls'un bu yıl. Geçen sezon daha bir şekillenen kadroyla kaldıkları yerden devam etmeyi deneyecekler.
Öncelikle Rose'dan bahsedelim. Yeteneklerinden zinhar şüphe yok. Takıma mental olarak da fazlasıyla uyum sağlamışa benziyor. Hatta Rose'un Bulls'un yeni yüzü olacağından söz ediliyor. Aslında buna , tam anlamıyla gerçek bir Bulls'lu yıldıza ihtiyaç var bir süredir. Keza bir kaç sezondur Bulls forması giyen hiç bir oyuncu formasıyla tam anlamıyla bütünleşebilmiş ve Bulls camiasına bir Pippen gibi , bir Jordan gibi , bir Paxson gibi malolabilmiş değil. Bunu tek kelimeyle şöyle de açıklayabiliriz : istikrarsızlık.
İşte Rose'un genç yaşında yüklü kontratı götüren Deng'le beraber takımın yeni yüzleri olmaları bekleniyor şu son manzaraya göre.
Tüm bunlar ışığında Rose'un yılın çaylağı ödülünde iddialı bir aday olmasını sağlamaya yetecek performansa yakın olduğunu söyleyebiliriz. Zaten genel anlamda da uyumlu bir oyuncu. Deng ise kontratı kaptıktan sonra ipleri salıveren Ben Wallace gibi olur mu , bunu zamanla göreceğiz.

Bu iki gelişme dışında Bulls'ta pek de bir ışık yok gibi bu sene. Mevcut kadronun çok iyi bir performans ortaya koyması gerekiyor. Alternatifler pek de bol değil çünkü. Herkesin işini iyi yaptığı sıkı bir takım oyunuyula play-off'ta tutunabilirler. Yoksa işleri zor. Bilmiyorum yanlış mı düşünüyorum ama Bulls'ta bu kopukluk var gibi biraz. Mesela kötü günündeki bir Nocioni'yi , Hughes'ü , Gooden'ı , Thomas'ı yedeklemek zor gibime geliyor. Kadronun derinliği ve uyumu pek de güven vermiyor. Takım kaptanı Hinrich'in son durumu ve takımın önemli yıldızlarından Ben Gordon'un hali ( detaylar için Bulls'ta son maçımı oynadım dediği açıklamayı içeren yazı için tıklayın ) bile böyleyken ... Bilemiyorum ufuklarda ne var ama ben pek de bir şey göremiyorum. Rose büyük bir potansiyel ama kopuk bir takımda kapalı kutu olarak kalakalma riski var. Gordon ve Hinrich'i bir kez daha tekrar etmeye gerek yok. Deng kontratı kaptı , Paxson dua etsin de Ben Wallace gibi Deng de salmasın kendini. Pota altındaki güvencelerden Thomas bir türlü isteneni veremeyen , disiplinsiz bir adam kılığında yola devam ediyor. Geriye hatrı kalan isimlerden Hughes ve Gooden'dan da şu takım atmosferinde süpermen performansı beklemek onlara haksızlık olsa gerek. Keza hala yeni sayılırlar.
Dediğim gibi pek de bir ışık göremiyorum , bu yıl istikrarsız bir Bulls izleyeceğiz gibime geliyor. Gordon'u içeren bir takas muhabbetine tanık olabiliriz onu da peşinen belirteyim.
Başarının anahtarı :
Takımın bir bütün olması , uzun vadeli istikrarın geleceğine inanılmak suretiyle mental problemlerin aşılması. Kimisi kontratını düşünüyor kimisi gelecek takımını kimisi sakatlığını kimisi saha dışındaki hayatını kimisi akıbetini ... Böyle takım olmaz , ancak herkesin tüm sıkıntıları aşıp tamamıyle başarı kaygısına düştüğü bir Bulls ümit vaadedebilir. Ki bu da başarılı bir yönetim ve teknik heyetten geçiyor. Paxson ve tayfasının bu konuda pek de başarılı oldukları söylenemez. Draft piyangosuna dua etsinler.