5 Ekim 2008 Pazar

Yetenek fışkırıyor!



Basketball Prodigy

Henüz 11 yaşında. Hani çok klasik olacak biliyorum ama 2015 civarlarında yapılacak Draft'lerden birinde ilk 3'te seçilir aha buraya yazıyorum :)

Bu nedir yahu ? Şaka falan mı ?

İnanılmaz bir top hakimiyeti var 11'lik bücürümüzün. Öyle böyle değil yani ... Ayrıca şutu da yaşına ve fiziğine nazaran muhteşem. Hatta yaşına ve fiziğine göre demesek bile olur , tek kelimeyle muhteşem.

Çok çok sağlam bir oyun kurucu yetişiyor demedi demeyin. Nasıl ki futbol dünyası yıllarca şimdilerde fırtınalar estiren Wayne Rooney'in , Christiano Ronaldo'nun , hatta bu gibi amatör bir çocukluk videosu reklamlara malzeme olmuş Ronaldinho'nun büyümesini bekledi , basketbol camiası da Lebron'un lise yıllarında saydığı şafağı şimdi bu bücür için saymaya başlamıştır eminim :)

İzleyin ama nazar değdirmeyin ;)

Tenis toplarıyla çalışıyor , 21 numara giyiyor :) İşi biliyor :D

4 Ekim 2008 Cumartesi

NBA 2008-09 Takım Raporu - Philadelphia 76'ers


Gelenler:
Marreese Speights -F- (Draft),
Andre Iguodala –G- (Sözleşme yeniledi),
Louis Williams –G- (Sözleşme yeniledi),
Elton Brand –F- (Los Angeles Clippers),
Royal Ivey –G- (Milwaukee Bucks),
Kareem Rush –G- (Indiana Pacers),
Theo Ratliff –P- (Detroit Pistons),
Donyell Marshall –F- (Oklahoma City Thunders),
Maurice Cheeks -Antrenör- (Sözleşme yeniledi)

Gidenler:
Rodney Carney –G- (Takas Minnesota),
Calvin Booth –P- (Takas Minnesota),
Louis Amundson –F- (Phoenix Suns)


Tahmini İlk 5 :
PG : Andre Miller
SG : Andre Iguodala
SF : Thaddeus Young
PF : Elton Brand
C : Samuel Dalembert
Yorum :
Bu yıl sınıf atlayacak takımlardan biri Sixers. Bunu peşinen söyleyerek AI'ın gidişiyle '' one man show '' ayarlı kıytırık bir takım olmaktan çıkıp Andre Miller'ın dümene geçmesiyle adam akıllı bir takım haline gelmeye başlayan Sixers'lıları sevindirelim. Bu yazın en bomba hamlelerinden birini , tam istedikleri mevkiye nokta atışı yapmak suretiyle patlattılar ve Elton Brand'e Sixers formasını giydirdiler. Zaten pota altı savunmasında Dalembert - Evans kombinasyonuyla korkuyan Sixers oyunun her iki boyutunu da muazzam oynayan bir oyuncuyu da aynı mevkiye yerleştirerek adeta boyalı alanı ateşe verdi. Theo Ratliff takviyesini de bu noktaya değinmişken hatırlatalım. Yaşlı maşlı ama hala sıkı bir blok tehdidi Ratliff.

Brand'in yeni takımına adapte olmakta sıkıntı yaşayacağını zannetmiyorum. Keza Sixers Iverson'un gidişinden bugüne bir yenilenme sürecine girdi ve o süreç şimdilik gayet iyi gidiyor. Brand'e imzayı attırmış , yenilenen , idealleri olan bir takımda ona bol sıfırlı kontratı vermişsiniz. Adam rahat rahat tüm varlığını Sixers varlığına armağan etmeye fazlasıyla hazır. Sakatlık vs. olmaz ise Brand'in Sixers'da çok büyük işler başaracağını düşünüyorum.Öte yandan Iguodala'yla ilgili şüpheleri de ona hakettiği kontratı vererek ortadan kaldırmış , onun da kafasını rahatlatmışsınız. Antrenör yeniden sözleşme imzalamış. Eksik olan şutör mevkiine Donyell Marshall ve Kareem Rush gibi isimleri almışsınız. Miller'ı Bucks'ta ikinci guardlık vazifesini iyi kötü kıvırabilmiş Ivey'le yedeklemişsiniz. Pota altı savunmanızı Ratliff'le bir kat daha güçlendirmişsiniz. Gözde tıfıllardan Thaddeus Young beklentileri karşılamaktan ötede parlak bir gelecek vaadedecek işler yapıyor. Bunlar hep kovadaki deliklerin kapandığını işaret eden gelişmeler. İşte bu benzetme dediğim sonuca çıkıyor : Kova daha çok dolacak artık.

Yorum kısmında bundan daha fazlasına değinmek istemiyorum. Sixers bu yıl delikleri iyi tespit edip iyi yamalar yaptı , yerinde müdahelelerle takımı bir kat daha güçlü hale getirdi. Eğer savunmada problem yaşamaz , mevcut kombinasyonla uyumlu bir basketbol oynarlarsa yine play-off yapar ve hatta tur geçebilirler diye düşünüyorum. Geçen seneki Hawks mucizesi akıllara getirildiğinde Sixers için daha ilerisinin dahi mümkün olduğu aşikar gözüküyor.

Avantajları :
Çok ama çok sıkı bir pota altı savunması. Dalembert blok manyağı , oyunun savunma boyutunda NBA'deki en iyi görev adamlarından biri. Ayrıca kimselerin adını zikretmediği , ancak benim hayranlık duyduğum Reggie Evans diye bir adam var. Nuggets'taki ve Sixers'daki istatistiklerini inceleyin , bir çok defa 20 dakikada 18 ribaund , 16 dakikada 16 ribaund gibi istatistiklere rastlayacaksınız. Bu adamda ribaund konusunda özel bir sezgi yeteneği var. Mücadelesi de gayet muazzam. Pek farkında olmasanız da takınıza derinden derine çok şey katan enteresan bir oyuncu. Gerektiğinde güç bela da olsa skor da üretebiliyor.Dalembert'le iyi bir kombinasyon oluşturmuşlardı. Şimdi onun hücumdaki boşluğunu bir All-Star , Elton Brand kapatacak. Savunmada da yorulduğu anlarda Ratliff'le görev paylaşımı yapacaklar. Ratliff ve Brand'in savunma performanslarına tekrar tekrar değinmeyeceğim. Sixers'ın birbirinden beter 4 pota altı savunmacısı var şu an. Kritik nokta bu. Yeri gelmişken pozitif ivmedeki Jason Smith faktörünü de hatırlatmakta fayda var.

İstikrar...Evet yenilenme süreci hızla devam ediyor ancak bu yepyeni , gencecik oyuncularla oluşturulmuş bir düzen değil. Yılların tecrübesi Andre Miller'ı takımın sahadaki koçu yapıp etrafına Iguodala , Brand , Dalembert , Marshall gibi ligde uzun süre zarfında kendini ıspatlamış oyuncuları bir arada tutmak , onları ahenk içerisinde oyunda muhafaza etmek zordur. Ancak Sixers bu uyumu yakaladı ve yakalamaktan daha zor olan şeyi , yani mevcut uyumu muhafaza etmeyi de gayet iyi beceriyorlar. Takıma sonradan dahil olan isimler de bu düzene iyi ya da kötü bir şekilde ayak uydurmayı başarıyor. Uzun lafın kısası maya tutuyor , yola devam.

Andre Miller... Kim ne derse desin , bence o çok özel bir oyun kurucu. Bu takımda oyunu onun kurmasıyla bir başka oyun kurucunun kurması arasında çok fark vardır benim gözümde. Komple bir oyuncu olmaktan ötede tam bir maestro. Orkestra yönetir gibi yönetiyor takımı sahada. Bu ahengin en somut yüzü Miller'dır kim ne der ise desin. Top ondayken rahatlıkla arkanıza yaslanabilir ve takımınızın hücum organizasyonunu seyredebilirsiniz. Cheeks bu lütfun kıymetini bilmeli.

Iguodala ... Aslında şahıslara değinmeyi pek de sevmem ancak Sixers'ın yeni yüzü Iggy. Üstelik o artık sadece atletik bir skorer değil. Oyunun her yönüne katkı yapabilen , komplike bir lider. Önünde uzun yıllar var , henüz çok genç ama katettiği mesafe gerçekten takdire şayan.

Rotasyondaki değişim. Brand hamlesi Iguodala'nın kolaylıkla 2 numaraya kayması demek. Sixers bunun faydasını sezon içerisinde fazlasıyla görecektir.

3 sayı probleminin nispeten de olsa çözülmüş olması. Marshall ve Rush hiç de fena tercihler değiller. Keşke 3 sayı atmaktan farklı bir şeyler de yapabilselerdi.


Dezavantajları :
Sakatlık riski. Brand büyük oyuncu ancak sakatlığı hala akıllarda şüphe uyandırıyor. Ratliff ve Evans yaşlı sayılırlar , keza Miller da öyle. Takımın kemiğini oluşturacak oyuncularını sağlıklı bir sezon garanti ettikleri söylenemez malesef.

Play-off trenini son dönemeçte yakalar da Doğu'nun zirvesindeki isimlerle ilk turda karşılaşırlarsa bir çuval incir ( yani koskoca bir sezon ) haybeye berbat olabilir. Umarım bu durum takımın motivasyonunu pozitif anlamda etkiler.

Genel problemler. Bunlar her takımda olabilecek klasik sıkıntılardan ibaret. Her birine tek tek değinmek detaycılık olur , gerek yok. Fazla bir dezavantaj gözükmüyor şu an takımda. Olabilecekleri de yukarıda tek tek belirttik zaten.

Başarının anaharı :
Ön alandaki savunma başarısını arka alana da taşımak. Mevcut ahengin devam etmesi. Koçun ve sahadaki koçun ( Andre Miller'ın ) mutlak otoritesi. Gençlerin rotasyonda verimli bir biçimde kullanılmaları.

3 Ekim 2008 Cuma

NBA 2008-09 Takım Raporu - Detroit Pistons



Gelenler:
Walter Sharpe, -F- (Takas)
Trent Plaisted, -F- (Takas Oklahoma City Thunders)
Deron Washington, -F- (Draft)
Michael Curry –Antrenör- (Detroit Pistons yardımcı Antrenör)
Will Bynum –G- (Maccabi Tel Aviv)
Kwame Brown –P- (Memphis Grizzlies)
Rodney Stuckey –G- (Sözleşme yeniledi)
Arron Afflalo –G- (Sözleşme yeniledi)
Walter Herrmann –F- (Sözleşme yeniledi)
Gidenler:
Flip Saunders –Antrenör- (Serbest)
Jarvis Hayes –G- (New Jersey Nets)
Theo Ratliff –P- (Philadelphia 76’ers)

Kadro :

Tahmini İlk Beş :
PG : Chauncey Billups
SG : Richard Hamilton
SF : Tayshaun Prince
PF : Rasheed Wallace
C : Kwame Brown - Jason Maxiell - Antonio McDyess
Yorum :
Pistons'un evrim geçirdiği aşikar. Artık işler eskisi kadar yolunda gitmiyor , gitmedi. Fatura da koç Flip Saunders'a kesildi. Aslında ben Saunders'lı Pistons'un devam etmesini daha olumlu bir rota olarak görüyordum ancak içeride , bizlerin dahi kestiremediği ince detayların olduğu kesin gibi. Keza koçu koltuğundan eden o en kötü halin bile Doğu'da play-off yarı finali dolayları olduğu düşünüldüğünde işlerin o kadar da fena olmadığı ortaya çıkıyor. Ancak şöyle de bir gerçek var ki aynı ekol kısa bir süre önce değil Doğu play-off'Larında koşuşturmak , NBA finallerinde fırtınalar estirmekle meşguldü. Bu iki perspektif arasındaki kırmızı çizginin kurbanı Saunders oldu ve Pistons pek de yabancı olmayan yeni bir koçla yola devam kararı aldı.

Nedendir bilemiyorum ama içimde Avery Johnson'un Mavericks'teki ilk günlerini hatırlatan bir şüphe var. Hiç bir şey eskisi gibi olmayacak , son yıllarda etkisini kaybeden Pistons yavaş yavaş erimeye devam edecek gibime geliyor.Curry'le ilgili ciddi şüphelerim var , Dumars'tan başka güvenebileceğimiz hiç bir şey yok şu an tepede.

Kağıt üzerindeki manzara pek de fena durmuyor. Neticede ilk beş yine muazzam oyunculardan oluşuyor. Billups , Rip , Prince ve Sheed All-Star ayarında oyuncular. Yeteneklerinden zinhar şüphe yok. Öte yandan tecrübeliler , bu ligde olup olabilecek her şeye aşinalar. Yıllardır birlikteler , beraber çok şey kazanıp kaybettiler. Bunların her biri onları sıradan bir All-Star dörtlüsünden çok daha farklı kılıyor.

Center pozisyonuna zaman zaman Sheed kayacak ancak ben Sheed'in 3 sayı tehdidine güvenerek '' kağıt üzerinde '' dediğimiz şu manzarada onu 4 numaraya koydum. Keza Curry'nin ne yapacağını buradan kestirmek çok zor. Öte yandan alternatifler içerisinde tecrübe , kalite , disiplin gibi değerlere sahip ( son değere Sheed dahil değil ) McDyess , Maxiell gibi isimler var. Şimdi bunlara bir de Kwame Brown katıldı. İşte esas sürpriz de burada yatıyor bence.

Brown için Pistons haricindeki herhangi bir takım onun bitiş noktası olabilirdi. Yeniden doğabileceği 2-3 takımdan biri Pistons. Dumars da buna inanmış olmalı ki tüm eleştirilere ve Brown'un hayal kırıklıklarıyla dolu geçmişine rağmen onu kadrosuna kattı.

Pistons'un savunma temelli oyununda kendisinden ısrarla deli gibi skor üretmesi beklenen Brown savunma yönünü ortaya koyarak özgüven kazanıp kendine illa ki rotasyonda bir yer bulacaktır. Pistons onun kıpırdanması için muazzam bir atmosfere sahip ve bu faktör de Brown'u mutlaka içine çekip ona yeni bir kimlik kazandıracaktır. Ancak bu pozitif manzara bize Brown'un büyük beklentileri karşılayacağı anlamına gelmiyor. Keza Phil Jackson'un Lakers'ında bile kendine gelemeyen Brown'un Curry'nin Pistons'unda destanlar yazması şimdilik Burhan Altıntop'un Tuna Kiremitçi'yle Erbaa domates tarlalarında el ele yürüme hayali gibi bir şey :))))) ( Umarım izlemişsinizdir :) )

Aynı ekolü yeni bir koçla devam ettirmeyi hedefliyor kısaca Pistons. Kare as yine savunma ve hücumda takımda kemik rolü oynayacaktır.Bunun dışında Maxiell , McDyess , Hunter gibi oyuncuları kapsayan bir tecrübeli grup , Amir Johnson , Aaron Aflalo , Rodney Stuckey gibi oyuncuları kapsayan bir genç tayfa ve Will Bynum , Alex Acker , Walter Hermann gibi ikinci baharını kovalayan bir grup olacak Pistons kadrosunda. Dört grup ; kemik kadro , tecrübeliler , gençler ve ikinci baharını kovalayanlar. Hakikaten enteresan bir kombinasyon. Ancak kimlerin ön planda olacakları peşinen belli gibi. Bunun dışında gençler mi parlayacak , tecrübeler mi konuşacak , ikinci bahar güneşleri mi açacak bunu sezon içerisinde göreceğiz.


Avantajlar :
Süper ve tecrübeli kemik kadro. Billups - Hamilton - Prince - Sheed kombinasyonunun geçmişini ayrı ayrı ve grup halinde olmak üzere iki perspektiften incelediğimizde oldukça hoş bir manzara görüyoruz. Hoş bu berraklığı Sheed biraz bozuyor ama olacak o kadar. Takıma kattıklarına saysak hata etmeyiz herhalde.

NBA'in en büyük taraftar kitlesi.Maç başına 28.000 izleyici olmakla beraber Pistons ligin en çılgın taraftar kitlesine sahip.

Kaliteli gençler. Hakikaten seçimleri iyi yapıyor Dumars ve tayfası. Çok çok üst düzey oyuncular olmasa bile mental yönü kuvvetli oyunculara yöneliyorlar. Bu da savunma temelli oyun düzenine bu mantalite cevherlerinin verimli olup gelişebilecekleri şekilde dahil olmaları anlamına geliyor.Biraz daha açmak gerekirse ; herkesin sayı atmanızı beklediği bir ligde genç bir oyuncu olarak Pistons'a geliyorsunuz ve sizden sayı atmanızdan ziyade savunma yapmanız isteniyor. Takımınızla aylarca bunu çalışıyor ve parkeye adımınızı attığınızda ilk önceliğinizin savunma olduğunu düşünüyorsunuz. Bu perspektifte oynadığınızda oyuna olan konsantrasyonunuz skor beklentili bir oyuncuya nazaran çok daha üst düzeyde oluyor. Örneğin hücumda bir şutu kaçırdığınızda tüm gözlerin üzerinizde olduğunu hisseder , baskı altında hissedip motivasyonunuzu yitirirsiniz. Ancak savunmada adamınızı kaçırıp bir basket yediğinizde daha bir kamçılanırsınız. Pistons bu işi çok iyi beceriyor ve her ne olursa olsun mental yönü kuvvetli gençlerini her daim sahada diri tutuyorlar. İşte bunu seviyorum.

Sadece gençlerin değil , diğer oyuncuların da mental yönlerini tetikleyecek seçimler yapıyor Pistons. Örneğin yıllar yılı NBA fırsatını bekleyen Acker , Bynum gibi oyuncular sahaya çıktıklarında bu ligde tutunabilmek için af buyurun köpek gibi saldıracaklardır.

Kwame Brown mu ? Bu zaten onun son şansı ... Ya herro ya merro Brown !

Yerleşik savunma ekolü , bu mantık ve disiplin her daim kazandırmıştır.

Dezavantajları :
A.J misali Curry'i de şişirdikçe şişiriyoruz ancak Pistons'un taze '' Head '' coach'u koskoca bir kapalı kutu konumunda şu an. Takımı çok sıkı çalıştırdığını biliyoruz ancak bu yeterli değil. Teknik yeterliliği , tecrübesi , hakimiyeti , takım üzerindeki etkisi , ne var ne yok herşey muamma şu an. Gönül isterdi ki şimdi Detroit'te olayım , bir kaç Pistons idmanı izleyip Curry hakkında şöyle ya da böyle diyebileyim. Ancak buradan gözüken şimdilik koca bir muamma.

Ya da şöyle düşünün ; NBA'de ilk kez baş antrenörlük yapacak biri takımın en büyük 4 kozundan biri durumundaki Rasheed Wallace'a ne kadar söz geçirebilir , onu ne kadar zaptedebilir ki ?

Sheed'i geçenlerde youtube videolarını yayınlayan bir TV kanalının komik videolar kuşağında gördüm. Soyunma odasına giden koridorda öyle öfkeliydi ki , hızlı hızlı yürürken geriye doğru elini şöyle bir '' canınız cehenneme be '' der gibi savururken fırlattığı havlu 4-5 metre gerisinde yürüyen şöyle takım elbiseli kelli felli bir takım yetkilisinin suratına '' haşırt '' diye dolanıp adamı sendeletti :) Daha fazla detaya gerek var mı ? :)

Bir kaç sezondur devam eden düşüşün bu yıl da takımı sürükleyip geriletmesi ihtimali. Tabii bunu tetikleyen en büyük bir kaç faktörden biri de Celtics , Magic , Cavaliers gibi , Pistons'u doğunun zirvesinden eden takımların son bir kaç sezondur süregelen yükselişleri.

Bire bir eşleşmelerde sıkıntı yaşayabilirler. Sheed agresif savunma yapıyor belki ama faül problemi onu Garnett , Howard , Okafor gibi güçlü uzunlar karşısında iptal etmeye yetebiliyor. Ha bir de teknik faül problemi var ki ona hiç değinmiyorum. Sheed sahada yokken özellikle play-offlarda bu tip isimleri durdurmak çok ama çok güç Pistons için. Kısaları savunmakta sıkıntı yok ama boyalı alan savunması Big Ben gittiğinden beri Allah'lık.

Başarının anahtarı :
Mevcut ekolün asla terkedilmeksizin yeni kadro ve teknik ekiple devam ettirilmesi. Yani iş öyle bir hal aldı ki ya inceldiği yerden kopup yeni bir sayfa açılacak ( ki bu Pistons'un kısa vadede sonu demek ) , ya da geriye kalan o ince rabıtaya sımsıkı sarılınarak yeniden eski güce kavuşulacak. Uzunlardan özellikle savunmada yüksek verim alınması gerekiyor. Maxiell , McDyess gibi isimlerin oyunun her iki boyutunda da sürpriz performanslarını esirgememeleri lazım.

Tabi bir de kare as'a iyi bakmak lazım. Pistons'un kemik kadrosunu yedekleyen her 3 gruba mensup oyuncu da Celtics gibi bir rakip karşısında pek de güvenilir sayılmaz. Her bireyin mevcut ekole harikulade adapte olup Pistons disiplini ve sertliği içinde Bad Boyz modunda mevzuya devam etmesi gerekiyor. Bunun için de koç otoritesi şart.

Hadi hayırlısı


Geçtiğimiz sezon Galatasaray Cafe Crown formasıyla izlediğimiz ABD'li uzun Charles Gaines San Antonio Spurs'ün hazırlık kampına katılmış. Eğer başarılı görülürse kontrat imzalayıp yeni sezonda Spurs forması giyecekmiş.

Müsadenizle yok artık charles gaines demek istiyorum :) Gaines güçlü ve patlayıcı özellikte biri olmasına rağmen oldukça yavaş , hele ki NBA'de çok çok ağır vasıta kalır gibime geliyor. Ayrıca akıllara zarar bir serbest atış yüzdesi var :)

Siz rakamlarını karıştıradurun , ben Anıl'la kulak misafiri olduğumuz ( salsabasket.net ) GS Cafe Crown idmanından bir anekdot vereyim size. Ben abartı olduğunu düşünüyorum ama güvendiğimiz kaynak ısrarla doğru diyor , bir idmanda 5/100 gibi bir yüzdeyle serbest atış atmış Gaines :) Abartı olsa da farketmez , genelde bu civarlarda serbest atış atıyor zaten :)

Hayırlısı olsun bakalım.